İngilizce Türkçe Hikaye: The Tip (Bahşiş)

GERİ
26 Kasım Cumartesi 2016
501


 

İngilizce - The Tip Türkçe - Bahşiş
In the days when an ice cream sundae cost much less, a 10 year old boy entered a hotel coffee shop and sat at a table. A waitress put a glass of water in front of him. “How much is an ice cream sundae?” “50 cents,” replied the waitress. The little boy pulled his hand out of his pocket and studied a number of coins in it. “How much is a dish of plain ice cream?” he inquired. Some people were now waiting for a table and the waitress was a bit impatient. “35 cents,” she said brusquely. The little boy again counted the coins. “I’ll have the plain ice cream,” he said. The waitress brought the ice cream, put the bill on the table and walked away. The boy finished the ice cream, paid the cashier and departed. When the waitress came back, she began wiping down the table and then swallowed hard at what she saw. There, placed neatly beside the empty dish, were 15 cents – her tip.  Meyveli dondurmanın çok daha ucuz olduğu günlerde, 10 yaşındaki bir çocuk bir otelin pastanesine girer ve bir masaya oturur. Bir garson önüne bir bardak su koyar. “Meyveli dondurma ne kadar?” “50 kuruş,” der garson. Küçük çocuk elini cebinden çıkarır ve elini avucundaki bozuk paralarda gezdirir. “Bir tabak sade dondurma ne kadar?” diye sorar. Masaların boşalmasını bekleyen müşteriler vardır ve garson biraz sabırsızlanır. “35 kuruş,” der sertçe. Küçük çocuk bozuk paraları tekrar sayar. “Sade dondurma alayım,” der. Garson dondurmayı getirir, hesabı da masanın üzerine bırakıp gider. Çocuk dondurmasını bitirir, kasaya ödemesini yapıp ayrılır. Garson geri dönüp masayı silmeye başladığında gördüğünden dolayı yutkunur. Masada, boş tabağın yanına özenle yerleştirilmiş 15 kuruş bahşiş vardır.

 

 

sundae ile ilgili görsel sonucu