Tag-Archive for » yeminli tercüman nasıl olunur «

Çevirmen İş İlanları (Kamu, Tercüme Büroları, Şirketler)

Ankara’da İngilizce Konuşma Kulübü
http://www.facebook.com/#!/note.php?note_id=166572153367814

Dış İşleri Bakanlığı Personel Alım Duyuruları
http://www.mfa.gov.tr/sub.tr.mfa?8a5e254e-533a-4b3d-84db-9f95be1207ff

Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü Sözleşmeli Mütercim Tercüman Alımı (Son:26 Kasım)
http://ilan.memurlar.net/ilan/10882/

2000 Euro Maaşlı Dil Asistanı Aranıyor

http://www.ab-ilan.com/mutercim/2000-euro-maasli-dil-asistani-araniyor.html

AB Genel Sekreterliği 50 Personel Alacak

http://www.ab-ilan.com/uzmanlar/ab-genel-sekreterligi-50-personel-alacak.html

Çevirmen ve İhracat Sorumlusu
http://www.secretcv.com/ilan/cevirmen-ve-ihracat-sorumlusu_351320.html

Aura Reklam Ajansı – İngilizce Tıbbi Çevirmen
http://www.secretcv.com/ilan/cevirmenler_348499.html

RodiMood Çevirmen
http://www.secretcv.com/ilan/cevirmen_341177.html

Dragoman – Muhtelif Dillerde Yazılı Çevirmen
http://www.secretcv.com/ilan/yazili-cevirmen_345511.html

Dragoman – DTP Uzmanı
http://www.secretcv.com/ilan/dtp-uzmani_344426.html

Pegasus Yayınları – Muhtelif Dillerde Kitap Çevirmenleri Arıyor
http://www.secretcv.com/ilan/cevirmen_343900.html

Amerikan Hastanesi – Part-Time Arapça Tercüman
http://www.secretcv.com/ilan/part-time-tercuman-arapca_349595.html

Renaissance Construction – Arapça Tercüman
http://www.secretcv.com/ilan/tercuman-arapca_328570.html

LC Waikiki – İç Denetçi İngilizce Bölümleri Mezunu)
http://bit.ly/bZlM2F

Kültür Bakanlığı 28 Personel Alacak (Son Gün)
http://bit.ly/9PxdGn

Başbakanlık Yurtdışı Türkler Başkanlığı, 35 Personel Alacak (Son: 15 Kasım)
http://bit.ly/cESk6s

AB Genel Sekreterliği, Brüksel’de Çalışacak Personel Alacak
http://bit.ly/90bkaF

Türksam’da Staj Yapabilirsiniz
http://turksam.org/tr/tanitim2.html

Tercüman Editör
http://bit.ly/dc95oF

Tefirom İnşaat Enerji Ankara – Arapça Tercüman
http://bit.ly/9FSgzq

Dorçe Holding Ankara – Fransızca Tercüman
http://bit.ly/cWENLJ

Acıbadem İngilizce Tercüman
http://bit.ly/9Qs8rV

Dış Ticaret Asistanı – Çevirmen Ankara
http://bit.ly/b0CeTE

Çözüm Holding İstanbul Stajyer Çevirmen
http://bit.ly/aVu0MF

ABGS GENÇ ÇEVİRMENLER YARIŞMASI 2010
http://www.abgs.gov.tr/index.php?p=45255&l=1

Dünya Çeviri Günü!

30 Eylül’ün Dünya Çeviri Günü olarak kutlandığını zannediyorum biliyorsunuzdur. Aslında Facebook’ta bir 30 Eylül etkinlik daveti vardı İstanbul’da. Katılacağımı bildirmeme rağmen İstanbul’a gitmeye fırsat bulamadım bir türlü.

Bu türden günlerin anlamsız olmakla birlikte gerekli olduğuna inananlardanım ben. Bu günler sayesinde en azından senede bir kere olsun iyi çevirmenlere ödüller verme, birkaç konuşma yapma ve bir yerlerde buluşup laflama şansı oluyor.

Kutladığımız diğer özel günlerin çoğu gibi, ne yazık ki Dünya Çeviri Günü de  (hani her zaman küfredilen) AB ve ABD’de kutlanan ve Türkiye ve  Türkçe’ye çeviri süreci sonrasında -her zaman olduğu gibi- çeviri-kültür ithalatının merkezi durumundaki Beyoğlu’nda bir yerler tarafından devşirilmiş bir gün.

Aynen Sevgililer Günü‘nün aslında Aziz Valentin Günü olması ve diğer bir sürü gün gibi hikayesi de ilginç Dünya Çeviri Günü‘nün, ya da nam-ı diğer Aziz Jerome Günü‘nün..

Aziz Jerome (St. Jerome) 347-420 yılları arasında yaşayan bir Hristiyan papazı, çevirmen ve yazar. İncil’i Latince’ye çevirmesiyle tanınıyor. İşin ilginç yanı, aziz ilan edilmesinin sebebi mucizeleri falan değil, İncil’in Latince’ye çevirisini yapması! Batı dünyasında çevirmenlerin (ve tercümanların), arşivcilerin ve ansiklopedistlerin koruyucu azizi olarak kabul ediliyor. Ölünce önce Beytüllahim’de (Bethlehem) gömülüyor, sonrasında cenazesi Roma’daki ünlü Santa Maria Maggiore’ye defnediliyor.

Daha da ilginci Aziz Jerome’nin kötü bir çevirmen olması ve tüm zamanların en büyük çeviri hatalarından bazılarını yapmış olması.. İncil’i İbranice’den Latince’ye çevirirken orijinal metinde Musa’nın “kafasında nur haleleri” olduğunu yazan bir bölümü Musa’nın “kafasından çıkan boynuzlar” olduğu şeklinde çevirmiş!

Tabi bununla da kalmamış. Yanlış yanlışı doğurmuş ve bu çeviriden ilham alan Mikelanj (Michelangelo) Roma’daki San Pietro in Vincoli kilisesindeki boynuzlu Musa heykelini yapmış!

Şimdi biz bir yandan çevirmenlerin imajını düzeltmeye çalışırken, 30 Eylül Dünya Çeviri Gününde boynuzlanan kim? Sorgulamamız gerekmez mi Mr. Jerome’nin -en azından- evliyalığını? Nasıl düzeltiriz bu boynuzlu imajımızı?

Kendi çevirmenlerimizin yanlışlarını boy boy duyururken, bunu da görelim ve bu konu üzerinde biraz düşünelim istedim. Yine de -her şeye rağmen- Dünya Çeviri Gününüz kutlu olsun!

Apostil Nedir?

Apostil Nedir?

Apostille ve aynı kökenden gelen apostle kelimelerinin etimolojileri incelendiğinde, Latince post illa manasındaki onlardan sonra, ondan sonra, öncekinden sonra, tanık, takipçi, dışarıya gönderilen, mesajı taşıyan vb. anlamlar karşımıza çıkıyor.

Batı Dünyasında Hristiyanlığa hemen her alanda çok sık atıfta bulunulur. Örneğin Yunanistan’da bir kıza Maria (Miriam, Mary, Mariam, Merriam, Meryem) adı verilmesi yaygın bir uygulamadır; soyadı olarak da Apostolou yaygındır. Sonuçta bir kıza Maria Apostolou adını koyduğunuzda, İsa’nın hem annesini hem de havarilerini anmış ve çocuğa da ömrünü o yolda sürdürmesi için hayatı boyunca taşıyacağı bir hatırlatıcı vermiş olursunuz.

Belli ki hakim güç olarak uluslararası belgelerin sertifikasyonu ve karşılıklı tanınması bağlamında 6 Ekim 1961 tarihli Lahey Konvansiyonunu hazırlayan Batılı ülkeler de aynı yola başvurmuşlar ve apostil örneğinde de, İsa’nın 12 havarisinin (apostles) onun peygamberliğini tasdikleyen, mesajı taşıyan, mesaja tanıklık eden, dışarıya gönderilen ve ondan sonra gelenler oldukları ve eğer bir belge öncekinin yolundan gidecekse (öncekini tasdik edecekse) ona apostil adının verilmesi gerektiği fikrinden hareket etmişler.

Apostil kelimesi, günümüzde kullanılan anlamıyla, bir belgenin (ve üzerindeki imzanın) gerçekliğinin tasdik edilerek başka bir ülkede yasal olarak kullanılmasını sağlayan bir belge onay sistemidir. Yani, ülkelerarası bir belge tasdik (doğrulama) sistemidir apostil. Uluslararası Noterlik Kurumu da denebilir Apostil Kurumuna bir bütün olarak. Ancak apostil örneğinde, evrak tasdikini yapan Noterler değil de Kaymakamlıklar, Valilikler, Mahkemeler veya Elçilikler/Konsolosluklar oluyor.

Tercüme sektörünü ilgilendirdiği boyutuyla apostil, belge örneğin İngilizce’ye çevrilip Noter tasdiki yaptırıldıktan sonra devreye giriyor. Ancak yurt dışında çoğu zaman mahkemeler, ticaret odaları, nüfus müdürlükleri tarafından verilen orijinal belgeler doğrudan apostile gidiyor çeviriye ihtiyaç olmadığı için. Şunu da belirtmek gerekiyor; bu Konvansiyon sadece resmi belgeleri ilgilendiriyor. Yani, siz bir yazı yazıp bunun apostilini yaptıramazsınız. Yazınızın örneğin çevirisini yaptırdıktan sonra Noter tasdikine apostil mührü vurdurabilirsiniz. Yani Apostil Kurumu resmi kurum olarak Noter Kurumu’nu görür karşısında. Yani, Apostil Kurumunun muhatabı resmi bir kurumdur!

Ayrıca, vurulan apostil mührü, belgenin (veya belgeyi tasdik eden noter senedinin) muhteviyatını/içeriğini değil, belgenin kendisinin ve üzerindeki imzanın gerçek olduğunu tasdik eder.

Bu belge onay sistemiyle ilgili üye veya taraf devlet tarafından saptanan yerel bir merci, bakanlık, vb. bir kuruluş, belgenin gerçek olduğunu onaylayarak, başka bir üye veya taraf ülkede 6 Ekim 1961 tarihli Lahey Konvansiyonunda belirlenen kurallar çerçevesinde kullanılması için yasal hale getirir. Apostil tasdiki gerçekleştirilen belge, Lahey Konferansının tüm üye ve taraf devletlerinde geçerli bir belge olarak kabul edilir.

Apostilde Bulunması Gerekenler:

Apostillerde ana başlığın Fransızca olarak “Apostille (Convention de La Haye du 5 Octobre 1961)” seklinde yazılması zorunludur. Bir apostil belgesi aşağıdaki unsurlardan oluşur:

belgenin düzenlendiği ülkenin adı,
belgeyi imzalayan kişinin adı,
belgeyi imzalayan kişinin sıfatı,
belgeye basılan mührün ait olduğu makamın adı,
tasdik edildiği yer,
tasdik edildiği tarih,
apostili düzenleyen makam,
apostil numarası,
apostili düzenleyen makamın mührü veya kaşesi,

apostili düzenleyen yetkilinin imzası.

Türkiye’de Yetkili Merciler:
İdari Belgeler:

İllerde:  Vali, Vali Yardımcısı, Hukuk İşleri Müdürü

İlçelerde:  Kaymakam

Adli Belgeler: Adli Yargı Adalet Komisyonları

Lahey Konvansiyonuna göre aşağıda yeralan belgelerin resmi belge niteliğindedir:
A) Apostil Şerhi konacak resmi belgeler:
a) “Savcı, zabıt katibi veya adliye memuru tarafından verilmiş belgeler de dahil olmak üzere, devletin bir yargı organına veya mahkemesine bağlı makam veya görevli memur tarafından düzenlenmiş olan belgeler,
b) İdari belgeler,
c) Noter senetleri,
d) Kişilerce özel sıfatla imzalanmış belgeler üzerine konulmuş olup belgenin kaydının veya belirli bir tarihte mevcut olduğunun ve imzaların doğruluğunun resmi makam ve noterlerce   tasdiki gibi resmi beyanlar” dır.
B) Aynı maddeye göre sözleşmenin uygulanamayacağı, diğer bir deyişle, Apostil tasdiki yapılamayacak belgeler:
a) “Diplomasi veya konsolosluk memurları tarafından düzenlenmiş belgeler,
b) Ticaret veya gümrük işlemleriyle doğrudan ilgili olan idari belgeler” dir.

YABANCI RESMİ BELGELERİNTASDİKİ MECBURİYETİN KALDIRILMASI

SÖZLEŞMESİ

CONVENTION ABOLISHINGTHE REQUIREMENT OF LEGALISATION

FOR FOREIGN PUBLIC DOCUMENTS

İşbu Sözleşmeyi imzalayan Devletler,

Yabancı resmi belgelerin diplomasi veya konsolosluk temsilciliklerince tasdiki mecburiyetinin kaldırılması isteği ile,

Bu konuda bir sözleşme yapmayı kararlaştırmışlar ve aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmışlardır:

The States signatory to the present Convention.

Desiring to abolish the requirement of diplomatic or consular legalisation for foreign public documents,

Have resolved to conclude a Convention to this effect and have agreed upon the following provisions:

Madde 1

İşbu Sözleşme, Âkit Devletlerden birinin ülkesinde düzenlenmiş olup da diğer bir Âkit Devlet ülkesinde kullanılacak olan resmi belgelere uygulanır.

İşbu Sözleşme’nin amaçları bakımından, aşağıdaki belgeler resmi belge sayılır:

a) Savcı, zabıt kâtibi veya adliye memuru tarafından verilmiş belgeler de dahil olmak üzere, Devletin bir yargı organına veya mahkemesine bağlı bir makam
veya görevli memur tarafından düzenlenmiş olan belgeler,

b) İdari belgeler,

c) Noter senetleri,

d) Kişilerce özel sıfatla imzalanmış belgeler üzerine konulmuş olup belgenin kaydının veya belirli bir tarihte mevcut olduğunun ve imzaların doğruluğunun resmi makam ve noterlerce tasdiki gibi resmi beyanlar.

Bununla birlikte, işbu Sözleşme:

a) Diplomasi veya konsolosluk memurları tarafından düzenlenmiş belgelerle,

b) Ticaret veya gümrük işlemleriyle doğrudan doğruya ilgili olan idari belgelere,

Uygulanmaz.

Article 1

The present Convention shall apply to public documents which have been executed in the territory of one contracting State and which have to be produced in the territory of another contracting State.

For the purposes of the present Convention, the following are deemed to be public documents:

a) documents emanating from an authority or an official connected with the courts or tribunals of the State, including those emanating from a public prosecutor, a clerk of a court or a process server («huissier de justice»);

b) administrative documents,

c) notarial acts;

d) official certificates which are placed on documents signed by persons in their private capacity, such as official certificates recording the registration of a document or the fact that it was in existence on a certain date and official and notarial authentications of signatures.

However, the present Convention shall not apply:

a) to documents executed by diplomatic or consular agents;

b) to administrative documents dealing directly with commercial or customs operations.

Madde 2

Âkit Devletlerden her biri, bu Sözleşmenin uygulama alanına giren ve kendi ülkesinde kullanılacak olan belgeleri tasdik işleminden bağışık tutacaktır. Bu Sözleşmenin amaçlan bakımından, tasdik işleminden, yalnız, belgenin kullanıldığı ül­kenin diplomasi veya konsolosluk memurları tarafından belgedeki imzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığının veya gerekirse üzerin deki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidi işlemi anlaşılır.

Article 2

Each contracting State shall exempt from legalisation documents to which the present Convention applies and which have to be produced in its territory. For the purposes of the present Convention, legalisation means only the formality by which the diplomatic or consular agents of the country in which the document has to be produced certify the authenticity of the signature, the capacity in which the person signing the document has acted and, where appropriate, the identity of the seal or stamp which it bears.

Madde 3

İmzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin sıfatının ve gerektiğinde, bu belge üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidi için zorunlu görülebilecek tek işlem 4 üncü maddede tanımlanan tasdik şerhinin belgenin verildiği Devlet yetkili makamınca bu belgeye konulmasından ibarettir.

Ancak, yukarıdaki fıkrada belirtilen işleme uyulması, gerek belgenin kullanıldığı ülkede yürürlükte bulunan yasa, yönetmelik veya uygulamalarla, gerekse iki veya daha çok Âkit Devlet arasındaki bir anlaşma ile böyle bir işlemin kaldırılmış, basitleştirilmiş veya tasdikten tüm bağışık tutulmuş olması hallerinde istenemez.

Article 3

The only formality that may be required in order to certify the authenticity of the signature, the capacity in which the person signing the document has acted and, where appropriate, the identity of the seal or stamp which; it bears, is the addition of the certificate described in Article 4, issued by the competent authority of the State from which the document emanates.

However, the formality mentioned in the preceding paragraph cannot be required when either the laws, regulations, or practice in force in the State where the document is produced or an agreement between two or more contracting States have abolished or simplified it, or exempt the document itself from legalisation.

Madde 4

3 üncü maddenin 1 nci fıkrasında öngörülen tasdik şerhi, bizzat belgenin veya buna eklenecek bir kâğıdın üzerine konulacaktır; bu şerh işbu Sözleşmeye ekli örneğe uygun olmalıdır.

Bununla birlikte, tasdik şerhi, bunu koyan makamın resmi dilinde yazılabilir. Bu tasdik şerhinde yeralan kayıtlar ikinci bir dilde de olabilir. Ancak, tasdik şerhinin, «Apostille Convention de La Haye Du 5 Octobre 1961» başlığı Fransızca olarak belirtilmelidir.

Article 4

The certificate referred to in the first paragraph of Article 3 shall be placed on the document itself or on an «allonge»; it shall be in the form of the model annexed to the present Convention.

It may, however, be drawn up in the official language of the authority which issues it. The standard terms appearing therein may be in a second language also. The title -Apostille (Convention de La Haye du 5 octobre 1961)- shall be in the French language.

Madde 5

Tasdik şerhi, belgede imzası bulunan veya belgeyi getiren kişinin isteği üzerine verilir.

Usulüne uygun biçimde doldurulan tasdik şerhi, imzanın doğruluğunu, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığını ve gerektiğinde, belge üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunu teyid eder.

Tasdik şerhi üzerindeki imza, mühür veya damga her türlü doğrulama işleminden bağışıktır.

Article 5

The certificate shall be issued at the request of the person who has signed the document or of any bearer,

When properly filled in, it will certify the authenticity of the signature, the capacity in which the person signing the document has acted and, where appropriate, the identity of the seal or stamp which the document bears.

The signature, seal and stamp on the certificate are exempt from all certification.

Madde 6

Her Âkit Devlet, 3 üncü maddenin l nci fıkrasında öngörülen tasdik şerhini vermek üzere yetkili kılınan makamları belirleyecektir.

Her Akit Devlet, bu görevlendirmeyi, onay veya katılma belgesini veya Sözleşmenin ülkesel kapsam bildirimini verirken Hollanda Dışişleri Bakanlığına bildirecektir.

Bu makamların görevlendirilmesinde yapılacak her değişiklikten Hollanda Dışişleri Bakanlığına ayrıca bilgi verilecektir.

Article 6

Each contracting State shall designate by reference to their official function, the authorities who are competent to issue the certificate referred to in the first paragraph of Article 3.

It shall give notice of such designation to the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands at the time it deposits its instrument of ratification or of accession or its declaration of extension. It shall also give notice of any change in the de­signated authorities.

Madde 7

6 nci madde uyarınca görevlendirilen makamlardan her biri verilen tasdik şerhlerinin kaydedileceği ve aşağıdaki bilgileri içeren bir kayıt defteri veya fiş endeksi tutmak zorundadır:

a) Tasdik şerhlerinin sıra numarası ve tarihi,

b) Resmi belgeyi imzalayan kişinin adı ve ne sıfatla imzaladığı veya, imzasız olan belgeler için, mühür veya damgayı koyan makamın belirtilmesi.

Tasdik şerhini vermiş olan makam, ilgililerden herhangi birinin istemi üzerine, şerh üzerinde gösterilen bilgilerin kayıt defteri veya fiş endeksindeki kayıtlara uygun olup olmadığım incelemekle yükümlüdür.

Article 7

Each of the authorities designated in accordance with Article 6 shall keep a register or card index in which it shall record the certificates issued, specifying:

a) the number and date of the certificate,

b) the name of the person signing the public document and the capacity in which he has acted, or in the case of unsigned documents, the name of the authority which has affixed the seal or stamp.

At the request of any interested person, the authority which has issued the certificate shall verify whether the particulars in the certificate correspond with those in the register or card index.

Madde 8

İki veya daha çok Âkit Devlet arasında bir imza, mühür veya damganın tasdikini belirli formalitelere bağlı tutan hükümler içeren bir andlaşma, sözleşme veya anlaşma bulunduğu takdirde, işbu Sözleşme, ancak o hükümlerin, 3. ve 4 ncü maddelerde öngörülen formalitelerden daha katı olması halinde, sözkonusu hükümle­rin yerine geçer.

Article 8

When a treaty, convention or agreement between two or more contracting States contains provisions which subject the certification of a signature, seal or stamp to certain formalities, the present Convention will only override such provisions if those formalities are more rigorous than the formality referred to in Article 3 and 4.

Madde 9

Her Âkit Devlet, işbu Sözleşmede tasdik bağışıklığının öngördüğü hallerde kendi diplomasi veya konsolosluk memurlarınca tasdik işlemi yapılmamasını sağlamak üzere gerekli önlemleri alacaktır.

Article 9

Each contracting State shall take the necessary steps to prevent the performance of legalisations by its diplomatic or consular agents in cases where the present Convention provides for exemption.

Madde 10

İşbu Sözleşme, Lahey Devletler özel Hukuku Konferansının 9 uncu Dönem toplantısında temsil edilen Devletler ile İrlanda, İzlanda, Liechtenstein ve Türkiye’nin imzasına açıktır.

Sözleşme onaylanacak ve onay belgeleri Hollanda Dışişleri Bakanlığına verilecektir.

Article 10

The present Convention shall be open for signature by the States represen­ted at the Ninth session of the Hague Conference on Private International Law and Iceland, Ireland, Leichtenstein and Turkey,

It shall be ratified, and the instruments of ratification shall be deposited with the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands.

Madde 11

İşbu Sözleşme, 10 ncu maddenin 2 nci fıkrasında öngörülen üçüncü onay belgesinin verilmesinden sonraki altmışıncı gün yürürlüğe girecektir.

Sözleşme, daha sonra onaylayan her imzacı Devlet için, onay belgesinin verilmesinden sonraki altmışıncı gün yürürlüğe girecektir.

Article 11

The present Convention shall enter into force on the sixtieth day after the deposit of the third instrument of ratification referred to in the second paragraph of Article 10.

The Convention shall enter into force for each signatory State which ratifies subsequently on the sixtieth day after the deposit of its instrument of ratification.

Madde 12

10 ncu maddede belirtilmeyen her Devlet, 11 nci maddenin 1 nci fıkrası gereğince yürürlüğe girmesinden sonra, işbu Sözleşmeye katılabilecektir. Katılma belgesi Hollanda Dışişleri Bakanlığına verilecektir.

Katılma, ancak Katılan Devlet ile bu katılmaya 15 nci maddenin (d) bendin­de öngörülen bildirimin alınmasından sonra altı ay içinde itirazda bulunmayan Âkit Devletler arasındaki ilişkiler bakımından geçerli olacaktır. Böyle bir itiraz Hollanda Dışişleri Bakanlığına bildirilecektir.

Sözleşme, katılan Devlet ile katılmaya itiraz etmeyen Devletler arasında, bir Önceki fıkrada sözü edilen altı aylık sürenin bitiminden sonraki altmışıncı gün yürürlüğe girecektir.

Article 12

Any State not referred to in Article 10 may accede to the present Convention after it has entered into force in accordance with the first paragraph of Article 11. The instrument of accession shall be deposited with the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands.

Such accession shall have effect only as regards the relations between the acceding State and those contracting States which have not raised an objection to its accession in the six months after the receipt of the notification referred to in sub – paragraph d) of Article 15. Any such objection shall be notified to the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands.

The Convention shall enter into force as between the acceding State and the States which have raised no objection to its accession on the sixtieth day after the expiry of the period of six months mentioned in the preceding paragraph.

Madde 13

Her Devlet; imza, onay veya katılma sırasında işbu Sözleşmenin uluslararası alanda temsil ettiği toprakların tümünde veya içlerinden birinde veya birçoğunda yürürlükte olacağını beyan edebilir. Bu bildirim Sözleşmenin anılan Devlet için yürürlüğe girdiği anda geçerlik kazanacaktır.

Daha sonra bu nitelikteki her kapsam genişletme bildirimi Hollanda Dışişleri Bakanlığına verilecektir.

Kapsam genişletme bildirimi, Sözleşmeyi daha önce imzalamış ve onaylamış bir Devlet tarafından yapıldığında, Sözleşme, bu bildirimde belirtilen topraklar için 11 nci madde uyarınca yürürlüğe girecektir. Kapsam genişletme bildirimi, Sözleşmeye katılmış bir Devlet tarafından yapıldığında, Sözleşme bu bildirimde belirtilen topraklar için 12 nci madde hükümleri uyarınca yürürlüğe girecektir.

Article 13

Any State may, at the time of signature, ratification or accession, declare that the present Convention shall extend to all the territories for the international relations of which it is responsible, or to one or more of them. Such a declaration shall take effect on the date of entry into force of the Convention for the State concerned.

At any time thereafter, such extensions shall be notified to the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands.

When the declaration of extension is made by a State which has signed and ratified, the Convention shall enter into force- for the territories concerned in accordance with Article 11. When the declaration of extension is made by a State which has acceded, the Convention shall enter into force for the territories con­cerned in accordance with Article 12.

Madde 14

İşbu Sözleşme, 11nci maddenin 1nci fıkrası uyarınca yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak beş yıllık bir süre için yürürlükte kalacak ve Sözleşmeyi sonradan onaylayan veya katılan Devletler için de aynı hüküm geçerli olacaktır.

Sözleşme feshedilmedikçe her beş yılda bir kendiliğinden yenilenmiş olacaktır.

Sözleşmenin feshi, beş yıllık sürenin bitiminden en az altı ay önce, Hollanda Dışişleri Bakanlığına bildirilecektir.

Fesih Sözleşmenin uygulandığı ülkelerden bir bölümü ile sınırlı tutulabilecektir.

Sözleşmenin feshi, yalnız böyle bir bildirimde bulunacak olan Devlet bakımından geçerlik taşıyacaktır. Sözleşme, diğer Âkit Devletler bakımından yürürlükte kalacaktır.

Article 14

The present Convention shall remain in force for five years from the date of its entry into force in accordance with the first paragraph of Article 11, even for States which have ratified it or acceded to it subsequently.

If there has been no denunciation, the Convention shall be renewed tacitly every five years.

Any denunciation shall be notified to the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands at least six months before the end of the five year period.

It may be limited to certain of the territories to which the Convention applies. The denunciation will only have effect as regards the State which has notified it. The Convention shall remain in force for the other contracting States.

Madde 15

Hollanda Dışişleri Bakanlığı, 10 ncu maddede belirtilen Devletler ile 12 nci madde hükümleri uyarınca Sözleşmeye sonradan katılacak olan Devletlere aşağıdaki hususları bildirecektir:

a) 6 nci maddenin 2 nci fıkrasında yeralan bildirimler,

b) 10 ncu maddede belirtilen imza ve onaylar,

c) 11 nci maddenin l nci fıkrası uyarınca işbu Sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarih,

d) 12 nci maddede belirtilen katılmalar ve itirazlar ile katılmaların geçerlik kazanacağı tarihler,

e) 13 ncü maddede belirtilen kapsam genişletme bildirimleri ve bunların geçerlik kazanacağı tarihler,

f) 14 ncü maddenin 3 ncü fıkrasında belirtilen fesih bildirimleri.

Bu hükümlerin tanıtı olmak üzere, usulüne uygun olarak yetkili kılınmış aşağıda imzası bulunanlar bu Sözleşmeyi imzalamışlardır.

Lahey’de 5 Ekim 1961 günü, aslı Hollanda Hükümeti arşivlerine konulmak ve tasdikli birer örneği, Lahey Devletlerarası özel Hukuku Konferansının 9. Dönem Toplantısında temsil edilmiş olan Devletlerden her biri ile İrlanda, İzlanda, Liechtenstein ve Türkiye’ye diplomatik yoldan iletilmek ve metinler arasında ayrılık halinde Fransızca metin temel alınmak üzere, Fransızca ve İngilizce olarak tek nüsha halinde düzenlenmiştir.

Article 15

The Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands shall give notice to the States referred to in Article 10, and to the States which have acceded in accordance with Article 12, of the following :

a) the notifications referred to in the second paragraph of Article 6;

b) the signatures and ratifications referred to in Article 10;

c) the date on which the present Convention enters into force in accordance with the first paragraph of Article 11;

d) the accessions and objections   referred to in Article 12 and the date on which such accessions take effect;

e) the extensions referred to in Article 13 and the date on which they take effect;

f) the denunciations referred to in the third paragraph of Article 14.

In witness whereof the undersigned, being duly authorized thereto, have signed the present Convention.

Done at The Hague the 5th October 1961, in French and in English, the French text prevailing in case of divergence between the two texts, in a single copy which shall be deposited in the archives of the Government of the Netherlands, and of which a certified copy shall be sent, through the diplomatic channel, to each of the States represented at the Ninth session of the Hague Conference on Private international Law and also to Iceland, Ireland, Liechtenstein and Turkey.

Sözleşmenin Eki— Tasdik Şerhi örneği —

(Apostille)

Tasdik Şerhi en az 9 cm. kenarlıklı kare biçiminde olacaktır.

ANNEX TO THE CONVENTIONModel of certificate

The certificate will be in the form of a square with sides at least 9 centimeters long.

++

Tercüme Bürosunda Çeviri Yapmak

Kullandığımız bazı kelimeler ister istemez eskiyor ve gündelik hayatın normal gidişatı içinde yerlerini yeni ve günün ihtiyacını daha iyi karşılayan kelimeler alıyor. Ancak zannediyorum bizde bu türden geçişler biraz da siyasi etkilerin sonucu olageldi.

Türk Dil Kurultayından sonra, hazırlanmış mükemmel bir çalışma programı olduğu halde, Türk Dili Kurumunda bu işleri yürütecek bir bilim kadrosu bulunmadığı için çalışmalar ve başlatılan “dil seferberliği” yurdun her köşesindeki gönüllü aydınlarca yürütülüyordu. Tarama yolu ile elde edilen dil malzemesi, 1934 yılında 2 cilt halinde Osmanlıca’dan Türkçe’ye Söz Karşılıkları Tarama Dergisi adıyla yayımlanmıştır. Ancak, bu yolun doğurduğu aksaklığın dil gerçeğine ters düşerek, dili bir çıkmaza doğru sürüklediğini gören ve Arapça-Farsça kelime ve terimlerin terkedilmesindeki aşırılıkların yarattığı tahribatı farkeden Atatürk, tavsiyecilik yönündeki denemelerin önünü kesmiş, bu yoldaki görüşünü Falih Rıfkı Atay’a, Türkçe’nin hiçbir yabancı kelimeye ihtiyacı olmadığını söyleyenlerin iddiasını tecrübe ettik. Dili bir çıkmaza sokmuşuzdur. Maksatlarımızı anlatamaz olmuşuzdur. Bırakırlar mı dili bu çıkmazda? Hayır! Biz daha önce kurtarmaya bakalım. sözleri ile açıklamıştır. Atatürk dilde yapılan yenileşme çalışmaları konusundaki görüşlerini de Komisyon Başkanı Falih Rıfkı’ya şu sözlerle açıklamıştır: Memleketimizin en büyük bilginlerini, yazarlarını bir komisyon halinde aylarca çalıştırdık. Elde edilen netice şu bir küçük lûgatten ibaret. Bu tarama dergileri cep klavuzları ile bu dil işi yürümez Falih Bey; biz Osmanlıcadan ve Batı dillerinden istifadeye mecburuz. (1)

Tercüme ve çeviri kelimeleri arasındaki geçiş ve yer-değiştirme, aslında yumuşak ve akıllıca geçişlerden biri olarak görülebilir. Zira geldiğimiz noktada, Arapça terceme kelimesinden dilimize geçen tercüme kelimesi bir anakronizma potasının içine düşmüş ve şaşaalı günlerini kaybetmiş görünmektedir. Kişisel olarak tercüme bürosu veya tercüme sektörü gibi ifadeler kullanırken tercüme kelimesini, yapılan işi anlatırken çeviri kelimesini kullanmayı tercih ediyorum. Çeviri bürosu veya çeviri sektörü demek bana henüz oturmamış gibi geliyor. Aynı şekilde, “Ne yapıyorsun?” sorusunu “Tercüme yapıyorum.” diye cevaplamak da tuhaf geliyor bana. Başlığı da zaten sırf bu yüzden yukarıdaki gibi belirledim: Tercüme Bürosunda Çeviri Yapmak!

Akademide bir bölüm adı olarak Mütercim Tercümanlık adı çok janjanlı -ve garip bir şekilde çok çekici- duruyor olsa da, sokakta kimse “Mütercimim.” demiyor sanırım. Sektörde genel kabul gören kelime tercüman, bazen de çevirmen. “Tercümanlık yapıyorum.” dediğim zaman keyif bile aldığım söylenebilir. Kimseye, “Çevirmenlik yapıyorum.” demem genelde ancak desem de pek büyük bir tatmin duygusu yaratmaz bende. Yazılı çeviri yapanları ifade etmek için kullanılan mütercim kelimesi bölüm adı olmak dışında dilden düşmüş sayılabilir. Tıpkı Çeviribilim kelimesinin -yaptığım işin sanat olduğuna inansam da- çevirinin bilgisayarlı geleceğine yön vermek bakımından uygun bir terim olduğunu düşündüğüm gibi, mütercim kelimesinin de bölüm adı olarak kalmasında bir sakınca görmüyorum.

İngilizce’de tercüman için interpreter, mütercim için ise translator kullanılıyor. Ben her ikisi için de çevirmen yerine tercüman kelimesini kullanmayı seviyorum. Yaptığımız işin soyut, elle tutulmaz ve çoğu zaman bir mesleki tatmin duygusu yaratmayan yanı düşünüldüğünde, sokakta “Tercümanım.” demek beni daha tatmin ediyor; öyle dediğimde kendi adıma daha çok mesleki tatmin duygusu yaşıyorum. “Çevirmenim.” demek biraz hafif kalıyor yaptığımız işi anlatmak için. Yine de sektör içinden kişilerle konuşurken kullanılan “Kitap çevirmeniyim.” cümlesi bana çok masum, kulağıma da hayli şirin gelmiştir. “Kitap mütercimiyim.” demek ciddi şekilde anakronistik bir durum olurdu.

Buradan hareketle, bazen basında karşılaştığım “Çeviri Günleri” gibi ifadeler hoşluk yaratıyor bende. Sanki çeviri işi amatör ve hobi-amaçlı bir uğraşmış gibi bir izlenim uyandırıyor içimde. Ancak tercüme dendiğinde bir anda işin içine yemin, resmi evrak, devlet, maliye, para vs. giriyor gibi. Belki bu yüzden, DVD çevirisi veya altyazı çevirisi gibi ifadelerde, kulağa hoş gelen çeviri kelimesini görmek ruhumu okşuyor diyebilirim.

Yapılan işin altına imzanızın atılacağı, yemin kaşenizin basılacağı zaman devreye giriyor tercüme kelimesi daha çok. Yeminli Tercüman dendiğinde avukat, doktor, mühendis ifadelerini duyduğum kadar seviniyorum, çünkü mesleğe bir resmiyet ve itibar kazandırdığını görüyorum. Bazen müşterilerin ısrarla ve tekrar tekrar “Yeminli misiniz?” diye soruşlarındaki heyecanda hissediyorum o mesleki saygınlığı. Aksi halde, sadece çevirmen olarak kalırsak, zannediyorum bizi pek ka’ale alan olmayacak. Andlı çevirmen, yeminli çevirmen ifadeleri nasıl duruyor peki? Iııh!

Türkiye Konferans Tercümanları Derneği adını çok oturaklı bulmuşumdur. Bunun yerine, Türkiye Konferans Çevirmenleri Derneği denseydi, hem mütercim-tercüman kelimelerinin anlamları bakımından hem de tercüman kelimesinin ağırlığı bakımından yetersiz kalırdı. Konferans tercümanlığı yapanların kendilerine konferans çevirmeni denmesini hoş karşılayacaklarını da sanmam. Aynı şekilde bence Kitap Çevirmenleri Meslek Birliği adı da cuk diye yerine oturuyor ve gayet olumlu, resmi ve mesleki bir hava estiriyor. Kitap Mütercimleri Meslek Birliği denseydi, çok uygunsuz ve zaman-dışı olurdu. Çeviri Derneği ve Çeviri İşletmeleri Derneği gibi dernek adları da kulağa hoş gelmekle birlikle ihtiyaç duyulan resmiyet duygusunu yansıttıklarını düşünmüyorum. Sırf işin resmiyet ve ciddiyet tarafına vurgu yapmak ve mesleğimizin daha çok ka’ale alınmasını sağlamak için Yeminli Tercümanlar Birliği kurma fikrimi yakın bir gelecekte hayata geçirmeyi planlıyorum.

Bana öyle geliyor ki, Batı cenahta ciddi bir teknik ve bilimsel birikimi olan bir Batı Dünyası, Doğu cenahta da mistik ve felsefi geçmişi ağırlıklı olan bir Doğu Dünyası olduğu sürece dilimizdeki gidiş gelişler tıpkı Dolar ve Avro kurlarındaki oynamalar gibi hep devam edecek. Geçen senelerden birinde Alanya kalesinde bulunan tarihi eserlerle ilgili bir bilimsel makale çevirisi yaptığımı anımsıyorum. Yazının başlığını ve içeriğini çok hatırlamasam da, yazıda Alanya kalesi civarında 1500’lü yıllardan kalma İtalyan sikkelerinin bolca bulunduğunun ve bunun da o dönemlerde bugünün Dolar ve Avro para birimleri yerine İtalyan parasının revaçta olduğunu (bizim de bir miktar yabancı hayranı olduğumuzu) gösterdiğinin anlatıldığını iyi hatırlıyorum. İster hayran ister düşman olalım, tıpkı gündelik hayatımıza sosyal çevremizin etkisi gibi, lisan dünyamıza da başka milletler belli tarihlerde ister istemez girip çıkmıştır. Çok yazan-çizen bir millet olmadığımız herkesin malumuyken, kelimelere takılıp kalmamız ve bazı kelimelerde diretmemiz bana çok siyasi geliyor. Siyasileşmiş hiçbir şeyden hiçbir zaman tat almadığım gibi, dil sorunlarımızın da dil bilgileri kısıtlı siyasiler (bazen de toplum mühendisleri) tarafından değil, ancak Tolstoy gibi yazar ve romancılar, Shakespeare gibi kelime mucitleri ve dil cambazları yetiştirdiğimiz zaman çözülebileceğini, hele hele hiç yazmayan, kalemi eline almayan tercüman-çevirmen tayfasıyla sorunlarımızın hiçbir zaman çözüme kavuşmayacağını düşünüyorum.

Sonuç: İster tercüme diyelim ister çeviri sözcüğünü kullanalım, yaptığımız işi layıkıyla yaptığımız sürece mesleğimize ve ismimize bir halel gelmeyecek, bu meslek de ama eski ama yeni kelimelerle hayatiyetini bugün muhtaç olduğu ama hak ettiği saygınlıkla sürdürecektir.

Düşünen ve Yazan: Abdullah Erol