Tag-Archive for » çeviri hataları «

Bana Çevirmen Olduğunu Söyle, Sana Hatalarını Sayayım

Ne kadar meraklı var hatalarımızı bulup çıkarmak ve bundan sinsi bir haz duymak isteyen.. Geçenlerde Facebook’ta bir sayfa açtım ve Like (Beğen) butonuna basanların sayısı rekor bir hızla artmaya başladı. Her Gün 1 Çeviri adını verdiğim sayfada her gün beğendiğim İngilizce bir veya bazen birkaç cümleyi Türkçeye çeviriyorum veya daha önceden yapılmış bir çevirisini yayınlıyorum.

Vakti zamanında İletişim Fakültesinde bir sene okumuştum. Fakültedeki ilk dersimizi dün gibi hatırlarım. Sonradan televizyondan öldüğünü öğrendiğim yaşlı hocamız sınıfa girmiş ve tahtaya mevkute yazmıştı. Mevkute kelimesi, eski dilde vakitli yayın, süreli yayın anlamına geliyor. Dergiler ve gazetelerin mevkute (belirli zaman aralıklarında çıkan yayınlar) olduklarını anlatmak istiyordu bize. Aynı dersin ilerleyen dakikalarında basın ve basım, yayın ve yayım arasındaki farkı anlatmaya çalışmıştı.

İlerleyen yıllarda çeviri sarmalının içine girince dilde birçok eskiyen kuralın olduğunu gördüm. Kurallar eskiyordu ama bazı insanlar eski kuralları o kadar abartıyordu ki yayım yerine yayın yazdığınızda üzerinizde bir mahalle baskısı hissetmeye başlıyordunuz! Tıpkı çok sevdiğim edebiyat kelimesi yerine yazın kelimesini kullanmayı tercih eden ve çok zaman bunu abartan bir kısım azınlık gibi, birilerinin dili siyasi bir araç olarak kullanmaya çalıştıklarını ve bunda da yıllarca başarılı olduklarını gördüm. Tüm Avrupa’da İngilizcedeki Latince kökenli literature kelimesi yerine başka bir kelime arayışı içinde olan birileri var mıdır bilemem; zannederim Avrupa’nın tamamı üzerlerine gülerdi böyle bir girişimde bulunanların..

Bir tarafta basım ve yayım gibi kelimelerle baskı kurmaya çalışanlar, diğer tarafta da yazın kelimesini kabul (dikte) ettirmeye çalışanlar olduğu halde yollarına devam eden çevirmenleri bekleyen bir başka zıtlaşma da çeviriye kendi yorumlarını katmaya çalıştıklarında ortaya çıkıyor. Sanki çevirisi yapılan cümle babalarının malıymış, o cümlenin başka bir çevirisi/yorumu yapılamazmış gibi sizi sıkıştırmaya kalkıyorlar.

Çeviri eleştirmenliği sadistlerin haz duymak için yapacağı bir iş midir? Birileri bir köşede çevirmenin (veya herhangi bir kişinin) hata yapmasını mı bekliyor? Birileri diğerlerinin jandarması mı? Ortaya çıkıp, “ben çevirmenim” dediğimizde neden şamar oğlanına dönüyoruz?

Şu ana kadar kaç kişi çıkıp da iyi çevirmenleri ödüllendirmiş? Şimdiye dek onbinlerce film seyrettiniz ve binlerce kitap okudunuz belki ama hiç bu filmi ya da kitabı kim çevirdi merak etmediniz. Ne zaman “ceddine rahmet” okuyarak anıyorsunuz çevirmeni? Hata yaptığını düşündüğünüz/gördüğünüz zaman! Doğru olan şudur: İyi yapılanı takdir etmiyorsanız, kötü yapılanı eleştirme hakkınız yoktur!

Uzun lafın kısası, “Bana çevirmen olduğunu söyle, sana hatalarını sayayım, seni yerden yere vurayım” gerçeğini bir kere daha yaşıyorum şu mevkute tarzındaki süreli (günlük) Facebook sayfamda. Bir tek farkla belki, orada Like butonu da var! Birkaç gayrimemnun kişi yanında onlarca memnun kişiyi de görüyorum.

Her çevirmenin sağına Beğen, soluna Beğenmekten Vazgeç butonu koymak lazım belki de! Çevirmenler sokakta bile öyle dolaşsınlar:) Ne yazık ki normal hayatta sadece Eleştir (Beğenme) butonu var ve tek başına bu butonun olması çevirmenlerin mesleklerinden soğumalarına ve kendilerini geliştirememelerine neden oluyor!

Ne yapıp edip, müşterilerimizden, çevirilerimizi okuyanlardan veya eleştirmenlerimizden Like butonumuza tıklamalarını istemenin bir yolunu  bulmalıyız.

Çevirilerin Düzeltilmesi

Salı gecesi Brasserie Blanc’ta harika bir akşam yemeği yedim. Fakat menünün Fransızca çevirisi beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattı. Profesyonel bir tercüman elinin değmesi gerekiyordu. Menü çevirisi oldukça karmaşık bir iştir; yiyeceklerle alakalı o kadar fazla sayıda, otantik ve kültüre-özel kelime vardır ki, iyi bir iş çıkarabilmek için her iki kültür ve dilde derin bilginin yanı sıra bu alana dair geniş terminolojik kelime dağarcığı gerekir.

İngilizce bölümlerin çoğunu “unutmuş” görünen menünün kalitesiz çevirisinin yanında, menüde düzeltme eksikliğinden kaynaklanan bazı hatalar da vardı. Son okuma ve düzeltmeyi sevdiğimden önceki yazılarımda bahsetmiştim. Meslektaşınızın çalışmasındaki tuhaf ve kaçınılmaz hataları bulmak bir oyuna benzer; eksik bir harfi yerine koymak yada yanlış kullanılan bir fiili düzeltmek oldukça eğlenceli olabilir. Bu iş oldukça tekniktir ve tamamiyle yöntemsel bir yaklaşım gerektirir: İnteraktif Eğitim ile ilgili bu makale çok faydalı olabilecek ipuçları sağlıyor. Ben özellikle 11. maddeyi seviyorum: yazım yanlışlarını belirlemek için metni geriye doğru okuyun, ki böylece metnin anlamı kafanızı karıştırmasın.
Peki, menünün Fransızca çevirisinde kaç hata tespit edebilirsiniz? Kendi yazdığım metne de özellikle “görünmez” bir yazım yanlışı ekledim, bakalım bulabilecek misiniz?

Kaynak: (1)

Çeviren: Melik Ahmet Erol (melikahmeterol@hotmail.com)

Melik Ahmet Erol, Trakya Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümünde başarılı bir 4. sınıf öğrencisidir. Siz de değişik kaynaklardan yapacağınız çevirileri veya kendi yazılarınızı blogumuzda yayınlatabilirsiniz. Yazılarınız ve çevirileriniz için iletişim adresimiz: yeminlitercuman@gmail.com

Virgülün Değeri

Rogers Communications adlı Kablolu TV şirketine bir milyon Kanada dolarına patlayabilecek anlaşmazlığın konusu, 14 sayfalık bir sözleşmede geçen virgülün yeri ile ilgili.

Rogers Communications şirketi, Aliant Telecom şirketi ile beş yıllık mukavele yaparak Kanada genelinde elektrik kablolarını taşıyacak binlerce elektrik direğinin kullanım hakkını alır. Direklerin sahibi Aliant değildir ve Aliant da direklerin sahibi olan bir başka elektrik şirketinin acenteliğini yapmaktadır. Elektrik şirketi direklerin kontrolünü kendi üzerine almaya ve ücretleri artırmaya karar verdiğinde Aliant, Rogers’a 12-ay önceden bir ihbarname göndererek sözleşmenin beş yıllık dönemin dolmasından bir yıl önce feshedileceğini bildirir.

Bu erken fesih Rogers’ı elektrik şirketine daha yüksek ücretler ödemeye zorlayacak ve bu durum da Rogers’a bu son yıl için ilave 1 milyon Kanada dolarına patlayacaktır. Rogers ancak Aliant’ın erken fesih hakkı bulunmaması durumunda bu maliyetten kaçabilecektir.

Aliant’ın hakkı bir maddeye bağlıdır:
“[…This Agreement] shall be effective from the date it is made and shall continue in force for a period of five (5) years from the date it is made, and thereafter for successive five (5) year terms, unless and until terminated by one year prior notice in writing by either party.”

“[…İşbu Anlaşma] imzalandığı tarihte yürürlüğe girer ve taraflardan herhangi birince bir yıl önceden ihbarname gönderilmek suretiyle feshedilmedikçe ve feshedilene kadar, imza tarihinden itibaren beş (5) yıl süreyle ve bu tarihten sonra da beşer (5) yıllık dönemler halinde yürürlükte kalır.”

Aliant bu maddeyi Rogers’a bir yıl önceden ihbarname göndererek sözleşmeyi istediği tarihte feshedebileceği şeklinde yorumlar. Rogers da aynı maddeyi sadece cari beş yıllık dönemin veya beş yıllık uzatma döneminin sonunda feshetme hakkı şeklinde tefsir eder.

Anlaşmazlık Kanada Radyo Televizyon ve Telekomünikasyon Kurumuna taşınır. Aliant, dilbilgisi noktalama kurallarına göre, virgül “and thereafter for successive five (5) year terms” cümleciğini kapattığı için, sonradan gelen “unless and until terminated by one year prior notice in writing by either party” niteleyicisinin kendinden önceki tüm bölümü nitelediğini savunur.

Aliant ayrıca, burada kasıt fesih hakkını beş yıllık dönem sonu ile sınırlamak olmuş olsaydı, “unless” sözcüğünden önce virgül konulmamış olacağını ve ihbarnamenin hangi tarihe kadar isteneceğinin açık ifadelerle belirtilmiş olacağını da savunmasına ekler. Rogers bu tezin karşısındadır. Onlara göre, Aliant bir yıl önceden ihbarname göndererek sözleşmeyi herhangi bir tarihte feshedebilecek olsaydı, tarafların beş yıllık anlaşma dönemini açıkça kabul etmelerinin gerçekte hiçbir anlamı olmayacaktı. Yine onlara göre, “…for a period of five (5) years from the date it is made, and thereafter for successive five (5) year terms,” ifadesinin ne sakıncası olabilirdi ki?

Kurul Aliant’ı haklı bulur ve maddenin “açık ve anlaşılır” olduğuna hükmeder ve “anlaşmada kasıt, fesih hakkını cari dönem veya uzatma dönemi sonunda kısıtlamak olmuş olsaydı, ihbarnamenin hangi tarihe kadar gönderilmesinin istendiğini belirten açık bir ifadenin bulunması gerekirdi,” açıklamasını getirir.

Bu karar Temmuz’da yayımlandı. Bu ay (Ekim), Globe and Mail gazetesinin bildirdiğine göre Rogers temyize başvuracak. Rogers bu başvuruyu Kanada’nın ikinci resmi dili Fransızca’ya dayanarak yapacak. Toronto gazetesi
Rogers’ın aynı sözleşmenin Fransızca çevirisini bulmak için iki ay harcadığını yazıyor. Fransızca çeviride noktalama farklı; bu yüzden Rogers bu çevirinin kendilerinin İngilizce çeviri ile ilgili yorumlarını desteklediğini iddia ediyor. New York Times gazetesi Rogers’ın sözleşme dili ile ilgili olarak bir bilirkişiye 69-sayfalık bir rapor hazırlattığını yazıyor. Aliant’ın da buna karşı cevabını hazırladığı bildiriliyor.

http://myweirdbusiness.blogspot.com/2006_08_01_myweirdbusiness_archive.html).