AB çok dillilik sorununa çözüm arıyor: Üniversitelere çeviri kursu önerisi
Avrupa Komisyonu 12 Ekim’de yeni bir kampanya başlatarak Avrupa çapındaki üniversitelerin çeviri kursları düzenleyerek birlik kurumları arasında bu konuda olası bir kriz korkusunu gidermeleri çağırısında bulundu.
Kaliteli dil hizmetlerine artan talep ve Avrupa Birliği’nde (AB) kullanılan dillerin sayısının 2004-2007 döneminde 11’den 23’e çıkması nedeniyle geçtiğimiz yıl Avrupa Komisyonu ‘Avrupa’nın Çeviri Ustaları’ (AÇU) adında bir girişim başlatmıştı.
AÇU kurslarıyla öğrencilere modern iş piyasasının da ötesinde dil yetenekleri kazandırılarak girişimcilik, proje yönetimi ve müzakere konularında becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor.
Komisyon bu amaçla AÇU’nun idarî maliyetlerini karşılanması ve 2010 yılında bir konferans düzenlenmesi için €300,000 bütçe ayırmış bulunuyor. Ancak Komisyon’un öğrencilere veya dik stajlarına doğrudan mali destek sağlamayacağı bildiriliyor.
AB kurumları her yıl çeviri ve tercümanlık için €1 milyar harcıyor. AB bütçesinin yüzde 1’ine karşın gelen bu miktar dil hizmetleri için fert başına €2,5 harcanması anlamına geliyor.
Komisyon rakamlarına göre, AB belgelerinin yüzde 72’si İngilizce, yüzde 12’si Fransızca, yüzde 3’ü Almanca hazırlanırken Komisyon’un “Europa” web sitesi kullanıcılarının yüzde 88’i İngilizce konuşuyor.
Üniversitelerin dâhil olduğu AÇU ağı birliğin “giderek artan çevirmen ve mütercim tercüman talebini karşılamak üzere” genişletileceği bildiriliyor.
Hâlen AÇU ağında 34 üye bulunuyor. Ancak Komisyon yaklaşık 250 üniversitenin ve diğer yüksek öğrenim kurumlarının da çeviri kursları hizmeti verdiklerini kaydediyor.
AB Eğitim, Çokdillilik, Meslekî Eğitim ve Gençlik Komiseri Androulla Vassiliou “Birçok ülkede profesyonel garanti belgesine sahip olmayan herkes çevirmen olduğunu iddia edebilir. AÇU projesinin uzun vadedeki hedefi çevirmenlikle ilgili meslekî eğitim standardını yükseltmektir” dedi.
Bir üniversitenin AÇU etiketine sahip olabilmesi için çeviri kurslarının mevcut ağa üye çeviri uzmanları tarafından sağlanması gerekiyor.
AÇU kurslarıyla öğrencilere bir işi nasıl yürütebilecekleri, çeviri, dil endüstrisinin altyazı, seslendirme, tercüme gibi diğer alanları ve yerel çeviri ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı öğretilecek.
Komiser “AÇU etiketli bir kurs bu alanda en iyisi olma özelliğine sahip olacak” dedi.
AB üyelerine bu konuda verdiği desteği hatırlatan Komisyon dil çeşitliliğinin Avrupa Birliği’nin can damarı değerlerinden biri olduğunu hatırlattı.
Komisyon Eylül 2008’de belirlediği çokdillilik stratejiyle dille ilgili etkinlik ve projelere “Yaşam Boyu Öğrenim Programı” çerçevesinde yıllık €50 milyonluk bütçe ayırdı
Dil becerisindeki eksiklikler
2007 yılında yapılan bir çalışmada yaklaşık 2,000 işyeri dil konusundaki yetersizlikler nedeniyle kapandı. Bunların yüzde 11’i aynı sebeple yaptıkları iş anlaşmalarını iptal etmek zorunda kaldılar.
Komisyon dün yaptığı açıklamada çeviri hizmetlerine talebin dünya genelinde artmakta olduğunu kaydetti.
AB’de dil endüstrisinin yılda yüzde 10 ciro ile artması ve 2015’e kadar toplam değerinin €20 milyara ulaşması bekleniyor.
AB kurumlarındaki dil bölümlerindeki görevliler emeklilik dönemine yaklaşırken yerlerine aynı hızda yenileri bulunamıyor. Dahası AB’nin bu konudaki şartları son derece katı ve başvuruda bulunanların yalnızca yüzde 30’u mevcut krizin aşılmasına yetecek kapasitede görülüyor.
İtalyanca mütercimlerin AB kurumlarında sayılarının giderek azalması nedeniyle Roma’da eylülde başlatılan kampanya çerçevesinde genç İtalyanların AB kurumlarına işe başvurusunda bulunmaları teşvik ediliyor.
Benzer kampanyalar son 18 ayda birbiri ardında düzenlenirken Fransızca, İngilizce, Almanca, İtalyanca ve Hollandaca konuşan eleman arayışına hız verildi.
AÇU ağının yıllık toplantısı 11-13 Ekim tarihleri arasında Brüksel’de gerçekleştiriliyor.
Kaynak: http://www.euractiv.com.tr/








Kurulması gereken Yeni Tercüme Odası, ulusal çıkarlarımızla ilgili de çalışmalar yapmalı ve örneğin Ermeni Sorunu, Güneydoğu Sorunu, Kıbrıs Sorunu gibi alanlarda dünya kamuoyunun bilgilenmesini sağlayıcı içerik geliştirmelidir. Devletimizin bu gibi önemli konularda çok açıklarının olduğu aşikar. Üstelik böyle bir Oda, diplomat kalitesinde bir çok uzmanın da Devlet terbiyesiyle yetişmesini sağlayacaktır. Türk Dil Kurumu gibi artık işlevini yitirmiş ve bilim üretmeyen hantal bir yapı yerine Yeni Tercüme Odası kurulmalıdır. Yeni Tercüme Odası birçok uluslararası platformda bir Türkiye Lobisi gibi de hareket edebilir. Dünyanın bir çok yerinde siber suçların önlenmesine yönelik olarak nasıl bir siber polis birimi kurulduysa, aynı şekilde her alanda dünyada meydana gelen değişiklikleri takip etmek için de Yeni Tercüme Odası kurulmalı ve bu Oda yukarıda saydığımız alanlarda güncel içerik üretmelidir.. çünkü İÇERİK KRALDIR! Bu yönde başlatılacak her türlü Türkiye’de tüm çevrelerce alkışla karşılanacak ve ülkemize yepyeni bir dinamiz getirecektir.
Şiir ve edebiyat çevirileri yaparken çevirmen en büyük ikilemi metne sadık kalıp kalmama konusunda yaşar.. Shakespeare’den birkaç satır çeviriyle örnek verelim.. (Hatırlatma: Bu mısralar, bir perinin oyundaki Puck adlı karakterin “Ne tarafa gidiyorsun?” sorusuna cevabıdır..)