Archive for the Category »Mütercim Tercümanlık «

Üniversitelere Çeviri Kursu

AB çok dillilik sorununa çözüm arıyor: Üniversitelere çeviri kursu önerisi

Avrupa Komisyonu 12 Ekim’de yeni bir kampanya başlatarak Avrupa çapındaki üniversitelerin çeviri kursları düzenleyerek birlik kurumları arasında bu konuda olası bir kriz korkusunu gidermeleri çağırısında bulundu.

Kaliteli dil hizmetlerine artan talep ve Avrupa Birliği’nde (AB) kullanılan dillerin sayısının 2004-2007 döneminde 11’den 23’e çıkması nedeniyle geçtiğimiz yıl Avrupa Komisyonu ‘Avrupa’nın Çeviri Ustaları’ (AÇU) adında bir girişim başlatmıştı.

AÇU kurslarıyla öğrencilere modern iş piyasasının da ötesinde dil yetenekleri kazandırılarak girişimcilik, proje yönetimi ve müzakere konularında becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor.

Komisyon bu amaçla AÇU’nun idarî maliyetlerini karşılanması ve 2010 yılında bir konferans düzenlenmesi için €300,000 bütçe ayırmış bulunuyor. Ancak Komisyon’un öğrencilere veya dik stajlarına doğrudan mali destek sağlamayacağı bildiriliyor.

AB kurumları her yıl çeviri ve tercümanlık için €1 milyar harcıyor. AB bütçesinin yüzde 1’ine karşın gelen bu miktar dil hizmetleri için fert başına €2,5 harcanması anlamına geliyor.

Komisyon rakamlarına göre, AB belgelerinin yüzde 72’si İngilizce, yüzde 12’si Fransızca, yüzde 3’ü Almanca hazırlanırken Komisyon’un “Europa” web sitesi kullanıcılarının yüzde 88’i İngilizce konuşuyor.

Üniversitelerin dâhil olduğu AÇU ağı birliğin “giderek artan çevirmen ve mütercim tercüman talebini karşılamak üzere” genişletileceği bildiriliyor.

Hâlen AÇU ağında 34 üye bulunuyor. Ancak Komisyon yaklaşık 250 üniversitenin ve diğer yüksek öğrenim kurumlarının da çeviri kursları hizmeti verdiklerini kaydediyor.

AB Eğitim, Çokdillilik, Meslekî Eğitim ve Gençlik Komiseri Androulla Vassiliou “Birçok ülkede profesyonel garanti belgesine sahip olmayan herkes çevirmen olduğunu iddia edebilir. AÇU projesinin uzun vadedeki hedefi çevirmenlikle ilgili meslekî eğitim standardını yükseltmektir” dedi.

Bir üniversitenin AÇU etiketine sahip olabilmesi için çeviri kurslarının mevcut ağa üye çeviri uzmanları tarafından sağlanması gerekiyor.

AÇU kurslarıyla öğrencilere bir işi nasıl yürütebilecekleri, çeviri, dil endüstrisinin altyazı, seslendirme, tercüme gibi diğer alanları ve yerel çeviri ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı öğretilecek.

Komiser “AÇU etiketli bir kurs bu alanda en iyisi olma özelliğine sahip olacak” dedi.

AB üyelerine bu konuda verdiği desteği hatırlatan Komisyon dil çeşitliliğinin Avrupa Birliği’nin can damarı değerlerinden biri olduğunu hatırlattı.

Komisyon Eylül 2008’de belirlediği çokdillilik stratejiyle dille ilgili etkinlik ve projelere “Yaşam Boyu Öğrenim Programı” çerçevesinde yıllık €50 milyonluk bütçe ayırdı

Dil becerisindeki eksiklikler

2007 yılında yapılan bir çalışmada yaklaşık 2,000 işyeri dil konusundaki yetersizlikler nedeniyle kapandı. Bunların yüzde 11’i aynı sebeple yaptıkları iş anlaşmalarını iptal etmek zorunda kaldılar.

Komisyon dün yaptığı açıklamada çeviri hizmetlerine talebin dünya genelinde artmakta olduğunu kaydetti.

AB’de dil endüstrisinin yılda yüzde 10 ciro ile artması ve 2015’e kadar toplam değerinin €20 milyara ulaşması bekleniyor.

AB kurumlarındaki dil bölümlerindeki görevliler emeklilik dönemine yaklaşırken yerlerine aynı hızda yenileri bulunamıyor. Dahası AB’nin bu konudaki şartları son derece katı ve başvuruda bulunanların yalnızca yüzde 30’u mevcut krizin aşılmasına yetecek kapasitede görülüyor.

İtalyanca mütercimlerin AB kurumlarında sayılarının giderek azalması nedeniyle Roma’da eylülde başlatılan kampanya çerçevesinde genç İtalyanların AB kurumlarına işe başvurusunda bulunmaları teşvik ediliyor.

Benzer kampanyalar son 18 ayda birbiri ardında düzenlenirken Fransızca, İngilizce, Almanca, İtalyanca ve Hollandaca konuşan eleman arayışına hız verildi.

AÇU ağının yıllık toplantısı 11-13 Ekim tarihleri arasında Brüksel’de gerçekleştiriliyor.

Kaynak: http://www.euractiv.com.tr/

Diagram Designer

İşte size masaüstünüzden eksik etmemeniz gereken basit ama çok kullanışlı bir şema ve tablo çizme/hazırlama programı: Diagram Designer. Özellikle kuruluş şemaları gibi şemalarda müthiş işinize yarayacak, 4 üzerinden 4 verebileceğim bir program bu..

Gelen çeviri metinlerinde bazen bir şema veya tablo olur ve çoğu zaman epey vakit alır bunları düzenlemek. Bu programla, en zor şemaları birkaç dakika içinde sağ taraftaki simgeleri ana ekrana sürükleyip bırakarak çizebilirsiniz. Çizdiğiniz şemaları Word ortamına rahatlıkla aktarıp üzerlerinde değişiklikler yapabilirsiniz..

Bir deneyin, hem çok keyif alacaksınız hem de bana teşekkür edeceksiniz..:)

Dünya Çeviri Günü!

30 Eylül’ün Dünya Çeviri Günü olarak kutlandığını zannediyorum biliyorsunuzdur. Aslında Facebook’ta bir 30 Eylül etkinlik daveti vardı İstanbul’da. Katılacağımı bildirmeme rağmen İstanbul’a gitmeye fırsat bulamadım bir türlü.

Bu türden günlerin anlamsız olmakla birlikte gerekli olduğuna inananlardanım ben. Bu günler sayesinde en azından senede bir kere olsun iyi çevirmenlere ödüller verme, birkaç konuşma yapma ve bir yerlerde buluşup laflama şansı oluyor.

Kutladığımız diğer özel günlerin çoğu gibi, ne yazık ki Dünya Çeviri Günü de  (hani her zaman küfredilen) AB ve ABD’de kutlanan ve Türkiye ve  Türkçe’ye çeviri süreci sonrasında -her zaman olduğu gibi- çeviri-kültür ithalatının merkezi durumundaki Beyoğlu’nda bir yerler tarafından devşirilmiş bir gün.

Aynen Sevgililer Günü‘nün aslında Aziz Valentin Günü olması ve diğer bir sürü gün gibi hikayesi de ilginç Dünya Çeviri Günü‘nün, ya da nam-ı diğer Aziz Jerome Günü‘nün..

Aziz Jerome (St. Jerome) 347-420 yılları arasında yaşayan bir Hristiyan papazı, çevirmen ve yazar. İncil’i Latince’ye çevirmesiyle tanınıyor. İşin ilginç yanı, aziz ilan edilmesinin sebebi mucizeleri falan değil, İncil’in Latince’ye çevirisini yapması! Batı dünyasında çevirmenlerin (ve tercümanların), arşivcilerin ve ansiklopedistlerin koruyucu azizi olarak kabul ediliyor. Ölünce önce Beytüllahim’de (Bethlehem) gömülüyor, sonrasında cenazesi Roma’daki ünlü Santa Maria Maggiore’ye defnediliyor.

Daha da ilginci Aziz Jerome’nin kötü bir çevirmen olması ve tüm zamanların en büyük çeviri hatalarından bazılarını yapmış olması.. İncil’i İbranice’den Latince’ye çevirirken orijinal metinde Musa’nın “kafasında nur haleleri” olduğunu yazan bir bölümü Musa’nın “kafasından çıkan boynuzlar” olduğu şeklinde çevirmiş!

Tabi bununla da kalmamış. Yanlış yanlışı doğurmuş ve bu çeviriden ilham alan Mikelanj (Michelangelo) Roma’daki San Pietro in Vincoli kilisesindeki boynuzlu Musa heykelini yapmış!

Şimdi biz bir yandan çevirmenlerin imajını düzeltmeye çalışırken, 30 Eylül Dünya Çeviri Gününde boynuzlanan kim? Sorgulamamız gerekmez mi Mr. Jerome’nin -en azından- evliyalığını? Nasıl düzeltiriz bu boynuzlu imajımızı?

Kendi çevirmenlerimizin yanlışlarını boy boy duyururken, bunu da görelim ve bu konu üzerinde biraz düşünelim istedim. Yine de -her şeye rağmen- Dünya Çeviri Gününüz kutlu olsun!

Çeviri Atölyesi Başladı

Geçen hafta içinde yapacağımızı duyurduğumuz ilk Çeviri Atölyesi’ni bugün (26 Eylül 2010) düzenlemiş bulunuyoruz.

Bu ilk Atölye çalışmasında amacımız tercümanlarla bir araya gelip tanışmak, deneyim paylaşımında bulunmak, tercüme bürolarının tercümanlardan istediklerini anlatmak, sektörle ve çeviriyle ilgili bazı konuları, ipuçlarını ve kısayolları paylaşmak, internet ve sözlük kullanımına dair bazı kolaylıkları göstermek ve en sonunda da bazı metinlerin çevirilerini yaparak çeviri sürecine dair fikir vermekti.

Kötü sayılmayacak bir başlangıç oldu ama tabi bir sonraki Atölye için eksiklerimizi görmüş olduk. Bu türden çalışmaları üniversitelerde ve farklı şehirlerde yapma isteği oluşturdu bu ön deneyim. Ama öncesinde Ankara’da bir iki atölye çalışması daha yapmamız iyi olur diye düşünüyorum.

Tercümanların daha çok okudukları, daha çok seminere/atölyeye katıldıkları, kendilerini geliştirmeye ve diğer tercümanlarla tanışmaya zaman ayırdıkları güzel günler yakındır diye düşünüyorum. Küçük ama kararlı adımlarla yolumuza devam edeceğiz.

Bugün itibariyle Facebook grubumuzu da kurduk.. Atölye duyurularımızı buradan takip edebilirsiniz: http://www.facebook.com/group.php?gid=111842015544390

Bana Çevirmen Olduğunu Söyle, Sana Hatalarını Sayayım

Ne kadar meraklı var hatalarımızı bulup çıkarmak ve bundan sinsi bir haz duymak isteyen.. Geçenlerde Facebook’ta bir sayfa açtım ve Like (Beğen) butonuna basanların sayısı rekor bir hızla artmaya başladı. Her Gün 1 Çeviri adını verdiğim sayfada her gün beğendiğim İngilizce bir veya bazen birkaç cümleyi Türkçeye çeviriyorum veya daha önceden yapılmış bir çevirisini yayınlıyorum.

Vakti zamanında İletişim Fakültesinde bir sene okumuştum. Fakültedeki ilk dersimizi dün gibi hatırlarım. Sonradan televizyondan öldüğünü öğrendiğim yaşlı hocamız sınıfa girmiş ve tahtaya mevkute yazmıştı. Mevkute kelimesi, eski dilde vakitli yayın, süreli yayın anlamına geliyor. Dergiler ve gazetelerin mevkute (belirli zaman aralıklarında çıkan yayınlar) olduklarını anlatmak istiyordu bize. Aynı dersin ilerleyen dakikalarında basın ve basım, yayın ve yayım arasındaki farkı anlatmaya çalışmıştı.

İlerleyen yıllarda çeviri sarmalının içine girince dilde birçok eskiyen kuralın olduğunu gördüm. Kurallar eskiyordu ama bazı insanlar eski kuralları o kadar abartıyordu ki yayım yerine yayın yazdığınızda üzerinizde bir mahalle baskısı hissetmeye başlıyordunuz! Tıpkı çok sevdiğim edebiyat kelimesi yerine yazın kelimesini kullanmayı tercih eden ve çok zaman bunu abartan bir kısım azınlık gibi, birilerinin dili siyasi bir araç olarak kullanmaya çalıştıklarını ve bunda da yıllarca başarılı olduklarını gördüm. Tüm Avrupa’da İngilizcedeki Latince kökenli literature kelimesi yerine başka bir kelime arayışı içinde olan birileri var mıdır bilemem; zannederim Avrupa’nın tamamı üzerlerine gülerdi böyle bir girişimde bulunanların..

Bir tarafta basım ve yayım gibi kelimelerle baskı kurmaya çalışanlar, diğer tarafta da yazın kelimesini kabul (dikte) ettirmeye çalışanlar olduğu halde yollarına devam eden çevirmenleri bekleyen bir başka zıtlaşma da çeviriye kendi yorumlarını katmaya çalıştıklarında ortaya çıkıyor. Sanki çevirisi yapılan cümle babalarının malıymış, o cümlenin başka bir çevirisi/yorumu yapılamazmış gibi sizi sıkıştırmaya kalkıyorlar.

Çeviri eleştirmenliği sadistlerin haz duymak için yapacağı bir iş midir? Birileri bir köşede çevirmenin (veya herhangi bir kişinin) hata yapmasını mı bekliyor? Birileri diğerlerinin jandarması mı? Ortaya çıkıp, “ben çevirmenim” dediğimizde neden şamar oğlanına dönüyoruz?

Şu ana kadar kaç kişi çıkıp da iyi çevirmenleri ödüllendirmiş? Şimdiye dek onbinlerce film seyrettiniz ve binlerce kitap okudunuz belki ama hiç bu filmi ya da kitabı kim çevirdi merak etmediniz. Ne zaman “ceddine rahmet” okuyarak anıyorsunuz çevirmeni? Hata yaptığını düşündüğünüz/gördüğünüz zaman! Doğru olan şudur: İyi yapılanı takdir etmiyorsanız, kötü yapılanı eleştirme hakkınız yoktur!

Uzun lafın kısası, “Bana çevirmen olduğunu söyle, sana hatalarını sayayım, seni yerden yere vurayım” gerçeğini bir kere daha yaşıyorum şu mevkute tarzındaki süreli (günlük) Facebook sayfamda. Bir tek farkla belki, orada Like butonu da var! Birkaç gayrimemnun kişi yanında onlarca memnun kişiyi de görüyorum.

Her çevirmenin sağına Beğen, soluna Beğenmekten Vazgeç butonu koymak lazım belki de! Çevirmenler sokakta bile öyle dolaşsınlar:) Ne yazık ki normal hayatta sadece Eleştir (Beğenme) butonu var ve tek başına bu butonun olması çevirmenlerin mesleklerinden soğumalarına ve kendilerini geliştirememelerine neden oluyor!

Ne yapıp edip, müşterilerimizden, çevirilerimizi okuyanlardan veya eleştirmenlerimizden Like butonumuza tıklamalarını istemenin bir yolunu  bulmalıyız.

Toplantı Masası Efsanesi

Keşanlı Ali Destanı gibi esatirî bir menkıbe anlatmak değil amacım. Bu yazıda, iş dünyasında, Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ’ler) ve özellikler de tercüme büroları (ve türevleri) arasında yaymaya çalıştığım bir efsaneyi dillendirmek istiyorum.

Efsanenin özeti şu: ideal bir işletme bir toplantı masasını dolduracak kadar uzman personelden oluşur (oluşmalı)! Bu efsane tercüme büroları ve çeviri sektöründeki işletmeler için özellikle doğrudur diye düşünüyorum. Bir toplantı masası ortalama 8 kişiliktir. Oysa sıradan bir tercüme bürosu iki veya üç kişiden oluşan tek-hücreli bir organizmadır.

Bence bu tek hücreli organizmaların ikisi-üçü bir araya gelerek çok-hücreli organizasyonlar halini almalıdır. Bunun için de ortalama 8 kişiye ihtiyaç duyulur benim teorime göre. 8 kişi ile 500 kişilik bir sözleşmeli alt kadroyu idare etmek mümkündür kanaatimce. Bu 8 kişinin içinde 1 Yönetici (Patron), 1 Yönetici Yardımcısı, 2 Proje Yöneticisi, 2 Muhasebeci, 2 Pazarlamacı bulunmalı bence. Tabi bu kadro yapısı ihtiyaca göre değiştirilebilir. Yemek, temizlik ve insan kaynakları hizmetleri dışarıdan alınmalı. Ofise alınacak bir çay-kahve makinesi ile herkes kendi çay-kahve ihtiyacını kendisi karşılamalı. Tercümanlar bünye içinde sözleşmeli veya bünye dışında serbest çalışan kişiler olmalı.

Bu yapıdaki kişilerin işlerinde deneyimli ve görev, sorumluluk ve sınırlarını iyi bilen kişiler olmaları esastır. Gelecekte tercüme sektöründe görmeyi hayal ettiğim yapı budur. Şu anki yapının bir kaptıkaçtı mekanizması olduğunu düşünüyorum. İnsanların tam olarak önlerini göremedikleri ve bu nedenle de “küçük olsun benim olsun” düşüncesiyle hareket ettikleri dönemlere ait tek-kişilik bir yapı şimdiki. Bana kalırsa, artık bürolar gelecek 40 seneyi dikkate alarak yapılandırılmalı, bir büroya çalışmak için giren kişi -teorik olarak- 40 sene boyunca o büroya bel bağlayabilmeli, ve o büro da o kişiden -teorik olarak- 40 sene boyunca verim alabilmelidir.

Aslında burada anlatılan toplantı masası yapısı küçük-orta ölçekli tüm işletmelerde uygulanabilir. Türkiye’de orta ölçekli gibi gözüken birçok işletme aslında dünya ölçeğinde küçük (hatta çok küçük) işletme sayılır. Amacımız orta-ölçekli, yaşayan, hızlı karar alan, gelişime açık yapılar kurmak olmalıdır.

Herhangi bir büyük şirketi arayıp sekretere “Zeki Bey’le görüşebilir miyim?” diye sorduğunuzda, büyük şirketlerde sekreterler çoğunlukla “Zeki Bey şu anda toplantıda.” diyerek cevap verirler. Aslında bu cevap büyük şirketlerin yapılarını ele verir. Büyük şirketler sürekli toplantı halinde olan şirketlerdir. Patronlar şirketi genelde toplantı masasından yönetir. Yani, büyük şirketler sürekli olarak bir tartışma, değerlendirme ve karar alma süreci içinde yönetilir.

Kısaca derim ki, eğer bir işletme kurmayı düşünüyorsanız ya da küçük bir işletmeniz varsa, bu modeli gözden geçirin ve işletmenizi günün en az üçte birinde toplantı halinde yönetin. 8 kişiyle dünyayı yönetebilirsiniz! Öte tarafından da bakıldığında, 8 dost bir araya gelseniz dünya size karşı duramaz!

Apostil Nedir?

Apostil Nedir?

Apostille ve aynı kökenden gelen apostle kelimelerinin etimolojileri incelendiğinde, Latince post illa manasındaki onlardan sonra, ondan sonra, öncekinden sonra, tanık, takipçi, dışarıya gönderilen, mesajı taşıyan vb. anlamlar karşımıza çıkıyor.

Batı Dünyasında Hristiyanlığa hemen her alanda çok sık atıfta bulunulur. Örneğin Yunanistan’da bir kıza Maria (Miriam, Mary, Mariam, Merriam, Meryem) adı verilmesi yaygın bir uygulamadır; soyadı olarak da Apostolou yaygındır. Sonuçta bir kıza Maria Apostolou adını koyduğunuzda, İsa’nın hem annesini hem de havarilerini anmış ve çocuğa da ömrünü o yolda sürdürmesi için hayatı boyunca taşıyacağı bir hatırlatıcı vermiş olursunuz.

Belli ki hakim güç olarak uluslararası belgelerin sertifikasyonu ve karşılıklı tanınması bağlamında 6 Ekim 1961 tarihli Lahey Konvansiyonunu hazırlayan Batılı ülkeler de aynı yola başvurmuşlar ve apostil örneğinde de, İsa’nın 12 havarisinin (apostles) onun peygamberliğini tasdikleyen, mesajı taşıyan, mesaja tanıklık eden, dışarıya gönderilen ve ondan sonra gelenler oldukları ve eğer bir belge öncekinin yolundan gidecekse (öncekini tasdik edecekse) ona apostil adının verilmesi gerektiği fikrinden hareket etmişler.

Apostil kelimesi, günümüzde kullanılan anlamıyla, bir belgenin (ve üzerindeki imzanın) gerçekliğinin tasdik edilerek başka bir ülkede yasal olarak kullanılmasını sağlayan bir belge onay sistemidir. Yani, ülkelerarası bir belge tasdik (doğrulama) sistemidir apostil. Uluslararası Noterlik Kurumu da denebilir Apostil Kurumuna bir bütün olarak. Ancak apostil örneğinde, evrak tasdikini yapan Noterler değil de Kaymakamlıklar, Valilikler, Mahkemeler veya Elçilikler/Konsolosluklar oluyor.

Tercüme sektörünü ilgilendirdiği boyutuyla apostil, belge örneğin İngilizce’ye çevrilip Noter tasdiki yaptırıldıktan sonra devreye giriyor. Ancak yurt dışında çoğu zaman mahkemeler, ticaret odaları, nüfus müdürlükleri tarafından verilen orijinal belgeler doğrudan apostile gidiyor çeviriye ihtiyaç olmadığı için. Şunu da belirtmek gerekiyor; bu Konvansiyon sadece resmi belgeleri ilgilendiriyor. Yani, siz bir yazı yazıp bunun apostilini yaptıramazsınız. Yazınızın örneğin çevirisini yaptırdıktan sonra Noter tasdikine apostil mührü vurdurabilirsiniz. Yani Apostil Kurumu resmi kurum olarak Noter Kurumu’nu görür karşısında. Yani, Apostil Kurumunun muhatabı resmi bir kurumdur!

Ayrıca, vurulan apostil mührü, belgenin (veya belgeyi tasdik eden noter senedinin) muhteviyatını/içeriğini değil, belgenin kendisinin ve üzerindeki imzanın gerçek olduğunu tasdik eder.

Bu belge onay sistemiyle ilgili üye veya taraf devlet tarafından saptanan yerel bir merci, bakanlık, vb. bir kuruluş, belgenin gerçek olduğunu onaylayarak, başka bir üye veya taraf ülkede 6 Ekim 1961 tarihli Lahey Konvansiyonunda belirlenen kurallar çerçevesinde kullanılması için yasal hale getirir. Apostil tasdiki gerçekleştirilen belge, Lahey Konferansının tüm üye ve taraf devletlerinde geçerli bir belge olarak kabul edilir.

Apostilde Bulunması Gerekenler:

Apostillerde ana başlığın Fransızca olarak “Apostille (Convention de La Haye du 5 Octobre 1961)” seklinde yazılması zorunludur. Bir apostil belgesi aşağıdaki unsurlardan oluşur:

belgenin düzenlendiği ülkenin adı,
belgeyi imzalayan kişinin adı,
belgeyi imzalayan kişinin sıfatı,
belgeye basılan mührün ait olduğu makamın adı,
tasdik edildiği yer,
tasdik edildiği tarih,
apostili düzenleyen makam,
apostil numarası,
apostili düzenleyen makamın mührü veya kaşesi,

apostili düzenleyen yetkilinin imzası.

Türkiye’de Yetkili Merciler:
İdari Belgeler:

İllerde:  Vali, Vali Yardımcısı, Hukuk İşleri Müdürü

İlçelerde:  Kaymakam

Adli Belgeler: Adli Yargı Adalet Komisyonları

Lahey Konvansiyonuna göre aşağıda yeralan belgelerin resmi belge niteliğindedir:
A) Apostil Şerhi konacak resmi belgeler:
a) “Savcı, zabıt katibi veya adliye memuru tarafından verilmiş belgeler de dahil olmak üzere, devletin bir yargı organına veya mahkemesine bağlı makam veya görevli memur tarafından düzenlenmiş olan belgeler,
b) İdari belgeler,
c) Noter senetleri,
d) Kişilerce özel sıfatla imzalanmış belgeler üzerine konulmuş olup belgenin kaydının veya belirli bir tarihte mevcut olduğunun ve imzaların doğruluğunun resmi makam ve noterlerce   tasdiki gibi resmi beyanlar” dır.
B) Aynı maddeye göre sözleşmenin uygulanamayacağı, diğer bir deyişle, Apostil tasdiki yapılamayacak belgeler:
a) “Diplomasi veya konsolosluk memurları tarafından düzenlenmiş belgeler,
b) Ticaret veya gümrük işlemleriyle doğrudan ilgili olan idari belgeler” dir.

YABANCI RESMİ BELGELERİNTASDİKİ MECBURİYETİN KALDIRILMASI

SÖZLEŞMESİ

CONVENTION ABOLISHINGTHE REQUIREMENT OF LEGALISATION

FOR FOREIGN PUBLIC DOCUMENTS

İşbu Sözleşmeyi imzalayan Devletler,

Yabancı resmi belgelerin diplomasi veya konsolosluk temsilciliklerince tasdiki mecburiyetinin kaldırılması isteği ile,

Bu konuda bir sözleşme yapmayı kararlaştırmışlar ve aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmışlardır:

The States signatory to the present Convention.

Desiring to abolish the requirement of diplomatic or consular legalisation for foreign public documents,

Have resolved to conclude a Convention to this effect and have agreed upon the following provisions:

Madde 1

İşbu Sözleşme, Âkit Devletlerden birinin ülkesinde düzenlenmiş olup da diğer bir Âkit Devlet ülkesinde kullanılacak olan resmi belgelere uygulanır.

İşbu Sözleşme’nin amaçları bakımından, aşağıdaki belgeler resmi belge sayılır:

a) Savcı, zabıt kâtibi veya adliye memuru tarafından verilmiş belgeler de dahil olmak üzere, Devletin bir yargı organına veya mahkemesine bağlı bir makam
veya görevli memur tarafından düzenlenmiş olan belgeler,

b) İdari belgeler,

c) Noter senetleri,

d) Kişilerce özel sıfatla imzalanmış belgeler üzerine konulmuş olup belgenin kaydının veya belirli bir tarihte mevcut olduğunun ve imzaların doğruluğunun resmi makam ve noterlerce tasdiki gibi resmi beyanlar.

Bununla birlikte, işbu Sözleşme:

a) Diplomasi veya konsolosluk memurları tarafından düzenlenmiş belgelerle,

b) Ticaret veya gümrük işlemleriyle doğrudan doğruya ilgili olan idari belgelere,

Uygulanmaz.

Article 1

The present Convention shall apply to public documents which have been executed in the territory of one contracting State and which have to be produced in the territory of another contracting State.

For the purposes of the present Convention, the following are deemed to be public documents:

a) documents emanating from an authority or an official connected with the courts or tribunals of the State, including those emanating from a public prosecutor, a clerk of a court or a process server («huissier de justice»);

b) administrative documents,

c) notarial acts;

d) official certificates which are placed on documents signed by persons in their private capacity, such as official certificates recording the registration of a document or the fact that it was in existence on a certain date and official and notarial authentications of signatures.

However, the present Convention shall not apply:

a) to documents executed by diplomatic or consular agents;

b) to administrative documents dealing directly with commercial or customs operations.

Madde 2

Âkit Devletlerden her biri, bu Sözleşmenin uygulama alanına giren ve kendi ülkesinde kullanılacak olan belgeleri tasdik işleminden bağışık tutacaktır. Bu Sözleşmenin amaçlan bakımından, tasdik işleminden, yalnız, belgenin kullanıldığı ül­kenin diplomasi veya konsolosluk memurları tarafından belgedeki imzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığının veya gerekirse üzerin deki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidi işlemi anlaşılır.

Article 2

Each contracting State shall exempt from legalisation documents to which the present Convention applies and which have to be produced in its territory. For the purposes of the present Convention, legalisation means only the formality by which the diplomatic or consular agents of the country in which the document has to be produced certify the authenticity of the signature, the capacity in which the person signing the document has acted and, where appropriate, the identity of the seal or stamp which it bears.

Madde 3

İmzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin sıfatının ve gerektiğinde, bu belge üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidi için zorunlu görülebilecek tek işlem 4 üncü maddede tanımlanan tasdik şerhinin belgenin verildiği Devlet yetkili makamınca bu belgeye konulmasından ibarettir.

Ancak, yukarıdaki fıkrada belirtilen işleme uyulması, gerek belgenin kullanıldığı ülkede yürürlükte bulunan yasa, yönetmelik veya uygulamalarla, gerekse iki veya daha çok Âkit Devlet arasındaki bir anlaşma ile böyle bir işlemin kaldırılmış, basitleştirilmiş veya tasdikten tüm bağışık tutulmuş olması hallerinde istenemez.

Article 3

The only formality that may be required in order to certify the authenticity of the signature, the capacity in which the person signing the document has acted and, where appropriate, the identity of the seal or stamp which; it bears, is the addition of the certificate described in Article 4, issued by the competent authority of the State from which the document emanates.

However, the formality mentioned in the preceding paragraph cannot be required when either the laws, regulations, or practice in force in the State where the document is produced or an agreement between two or more contracting States have abolished or simplified it, or exempt the document itself from legalisation.

Madde 4

3 üncü maddenin 1 nci fıkrasında öngörülen tasdik şerhi, bizzat belgenin veya buna eklenecek bir kâğıdın üzerine konulacaktır; bu şerh işbu Sözleşmeye ekli örneğe uygun olmalıdır.

Bununla birlikte, tasdik şerhi, bunu koyan makamın resmi dilinde yazılabilir. Bu tasdik şerhinde yeralan kayıtlar ikinci bir dilde de olabilir. Ancak, tasdik şerhinin, «Apostille Convention de La Haye Du 5 Octobre 1961» başlığı Fransızca olarak belirtilmelidir.

Article 4

The certificate referred to in the first paragraph of Article 3 shall be placed on the document itself or on an «allonge»; it shall be in the form of the model annexed to the present Convention.

It may, however, be drawn up in the official language of the authority which issues it. The standard terms appearing therein may be in a second language also. The title -Apostille (Convention de La Haye du 5 octobre 1961)- shall be in the French language.

Madde 5

Tasdik şerhi, belgede imzası bulunan veya belgeyi getiren kişinin isteği üzerine verilir.

Usulüne uygun biçimde doldurulan tasdik şerhi, imzanın doğruluğunu, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığını ve gerektiğinde, belge üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunu teyid eder.

Tasdik şerhi üzerindeki imza, mühür veya damga her türlü doğrulama işleminden bağışıktır.

Article 5

The certificate shall be issued at the request of the person who has signed the document or of any bearer,

When properly filled in, it will certify the authenticity of the signature, the capacity in which the person signing the document has acted and, where appropriate, the identity of the seal or stamp which the document bears.

The signature, seal and stamp on the certificate are exempt from all certification.

Madde 6

Her Âkit Devlet, 3 üncü maddenin l nci fıkrasında öngörülen tasdik şerhini vermek üzere yetkili kılınan makamları belirleyecektir.

Her Akit Devlet, bu görevlendirmeyi, onay veya katılma belgesini veya Sözleşmenin ülkesel kapsam bildirimini verirken Hollanda Dışişleri Bakanlığına bildirecektir.

Bu makamların görevlendirilmesinde yapılacak her değişiklikten Hollanda Dışişleri Bakanlığına ayrıca bilgi verilecektir.

Article 6

Each contracting State shall designate by reference to their official function, the authorities who are competent to issue the certificate referred to in the first paragraph of Article 3.

It shall give notice of such designation to the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands at the time it deposits its instrument of ratification or of accession or its declaration of extension. It shall also give notice of any change in the de­signated authorities.

Madde 7

6 nci madde uyarınca görevlendirilen makamlardan her biri verilen tasdik şerhlerinin kaydedileceği ve aşağıdaki bilgileri içeren bir kayıt defteri veya fiş endeksi tutmak zorundadır:

a) Tasdik şerhlerinin sıra numarası ve tarihi,

b) Resmi belgeyi imzalayan kişinin adı ve ne sıfatla imzaladığı veya, imzasız olan belgeler için, mühür veya damgayı koyan makamın belirtilmesi.

Tasdik şerhini vermiş olan makam, ilgililerden herhangi birinin istemi üzerine, şerh üzerinde gösterilen bilgilerin kayıt defteri veya fiş endeksindeki kayıtlara uygun olup olmadığım incelemekle yükümlüdür.

Article 7

Each of the authorities designated in accordance with Article 6 shall keep a register or card index in which it shall record the certificates issued, specifying:

a) the number and date of the certificate,

b) the name of the person signing the public document and the capacity in which he has acted, or in the case of unsigned documents, the name of the authority which has affixed the seal or stamp.

At the request of any interested person, the authority which has issued the certificate shall verify whether the particulars in the certificate correspond with those in the register or card index.

Madde 8

İki veya daha çok Âkit Devlet arasında bir imza, mühür veya damganın tasdikini belirli formalitelere bağlı tutan hükümler içeren bir andlaşma, sözleşme veya anlaşma bulunduğu takdirde, işbu Sözleşme, ancak o hükümlerin, 3. ve 4 ncü maddelerde öngörülen formalitelerden daha katı olması halinde, sözkonusu hükümle­rin yerine geçer.

Article 8

When a treaty, convention or agreement between two or more contracting States contains provisions which subject the certification of a signature, seal or stamp to certain formalities, the present Convention will only override such provisions if those formalities are more rigorous than the formality referred to in Article 3 and 4.

Madde 9

Her Âkit Devlet, işbu Sözleşmede tasdik bağışıklığının öngördüğü hallerde kendi diplomasi veya konsolosluk memurlarınca tasdik işlemi yapılmamasını sağlamak üzere gerekli önlemleri alacaktır.

Article 9

Each contracting State shall take the necessary steps to prevent the performance of legalisations by its diplomatic or consular agents in cases where the present Convention provides for exemption.

Madde 10

İşbu Sözleşme, Lahey Devletler özel Hukuku Konferansının 9 uncu Dönem toplantısında temsil edilen Devletler ile İrlanda, İzlanda, Liechtenstein ve Türkiye’nin imzasına açıktır.

Sözleşme onaylanacak ve onay belgeleri Hollanda Dışişleri Bakanlığına verilecektir.

Article 10

The present Convention shall be open for signature by the States represen­ted at the Ninth session of the Hague Conference on Private International Law and Iceland, Ireland, Leichtenstein and Turkey,

It shall be ratified, and the instruments of ratification shall be deposited with the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands.

Madde 11

İşbu Sözleşme, 10 ncu maddenin 2 nci fıkrasında öngörülen üçüncü onay belgesinin verilmesinden sonraki altmışıncı gün yürürlüğe girecektir.

Sözleşme, daha sonra onaylayan her imzacı Devlet için, onay belgesinin verilmesinden sonraki altmışıncı gün yürürlüğe girecektir.

Article 11

The present Convention shall enter into force on the sixtieth day after the deposit of the third instrument of ratification referred to in the second paragraph of Article 10.

The Convention shall enter into force for each signatory State which ratifies subsequently on the sixtieth day after the deposit of its instrument of ratification.

Madde 12

10 ncu maddede belirtilmeyen her Devlet, 11 nci maddenin 1 nci fıkrası gereğince yürürlüğe girmesinden sonra, işbu Sözleşmeye katılabilecektir. Katılma belgesi Hollanda Dışişleri Bakanlığına verilecektir.

Katılma, ancak Katılan Devlet ile bu katılmaya 15 nci maddenin (d) bendin­de öngörülen bildirimin alınmasından sonra altı ay içinde itirazda bulunmayan Âkit Devletler arasındaki ilişkiler bakımından geçerli olacaktır. Böyle bir itiraz Hollanda Dışişleri Bakanlığına bildirilecektir.

Sözleşme, katılan Devlet ile katılmaya itiraz etmeyen Devletler arasında, bir Önceki fıkrada sözü edilen altı aylık sürenin bitiminden sonraki altmışıncı gün yürürlüğe girecektir.

Article 12

Any State not referred to in Article 10 may accede to the present Convention after it has entered into force in accordance with the first paragraph of Article 11. The instrument of accession shall be deposited with the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands.

Such accession shall have effect only as regards the relations between the acceding State and those contracting States which have not raised an objection to its accession in the six months after the receipt of the notification referred to in sub – paragraph d) of Article 15. Any such objection shall be notified to the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands.

The Convention shall enter into force as between the acceding State and the States which have raised no objection to its accession on the sixtieth day after the expiry of the period of six months mentioned in the preceding paragraph.

Madde 13

Her Devlet; imza, onay veya katılma sırasında işbu Sözleşmenin uluslararası alanda temsil ettiği toprakların tümünde veya içlerinden birinde veya birçoğunda yürürlükte olacağını beyan edebilir. Bu bildirim Sözleşmenin anılan Devlet için yürürlüğe girdiği anda geçerlik kazanacaktır.

Daha sonra bu nitelikteki her kapsam genişletme bildirimi Hollanda Dışişleri Bakanlığına verilecektir.

Kapsam genişletme bildirimi, Sözleşmeyi daha önce imzalamış ve onaylamış bir Devlet tarafından yapıldığında, Sözleşme, bu bildirimde belirtilen topraklar için 11 nci madde uyarınca yürürlüğe girecektir. Kapsam genişletme bildirimi, Sözleşmeye katılmış bir Devlet tarafından yapıldığında, Sözleşme bu bildirimde belirtilen topraklar için 12 nci madde hükümleri uyarınca yürürlüğe girecektir.

Article 13

Any State may, at the time of signature, ratification or accession, declare that the present Convention shall extend to all the territories for the international relations of which it is responsible, or to one or more of them. Such a declaration shall take effect on the date of entry into force of the Convention for the State concerned.

At any time thereafter, such extensions shall be notified to the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands.

When the declaration of extension is made by a State which has signed and ratified, the Convention shall enter into force- for the territories concerned in accordance with Article 11. When the declaration of extension is made by a State which has acceded, the Convention shall enter into force for the territories con­cerned in accordance with Article 12.

Madde 14

İşbu Sözleşme, 11nci maddenin 1nci fıkrası uyarınca yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak beş yıllık bir süre için yürürlükte kalacak ve Sözleşmeyi sonradan onaylayan veya katılan Devletler için de aynı hüküm geçerli olacaktır.

Sözleşme feshedilmedikçe her beş yılda bir kendiliğinden yenilenmiş olacaktır.

Sözleşmenin feshi, beş yıllık sürenin bitiminden en az altı ay önce, Hollanda Dışişleri Bakanlığına bildirilecektir.

Fesih Sözleşmenin uygulandığı ülkelerden bir bölümü ile sınırlı tutulabilecektir.

Sözleşmenin feshi, yalnız böyle bir bildirimde bulunacak olan Devlet bakımından geçerlik taşıyacaktır. Sözleşme, diğer Âkit Devletler bakımından yürürlükte kalacaktır.

Article 14

The present Convention shall remain in force for five years from the date of its entry into force in accordance with the first paragraph of Article 11, even for States which have ratified it or acceded to it subsequently.

If there has been no denunciation, the Convention shall be renewed tacitly every five years.

Any denunciation shall be notified to the Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands at least six months before the end of the five year period.

It may be limited to certain of the territories to which the Convention applies. The denunciation will only have effect as regards the State which has notified it. The Convention shall remain in force for the other contracting States.

Madde 15

Hollanda Dışişleri Bakanlığı, 10 ncu maddede belirtilen Devletler ile 12 nci madde hükümleri uyarınca Sözleşmeye sonradan katılacak olan Devletlere aşağıdaki hususları bildirecektir:

a) 6 nci maddenin 2 nci fıkrasında yeralan bildirimler,

b) 10 ncu maddede belirtilen imza ve onaylar,

c) 11 nci maddenin l nci fıkrası uyarınca işbu Sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarih,

d) 12 nci maddede belirtilen katılmalar ve itirazlar ile katılmaların geçerlik kazanacağı tarihler,

e) 13 ncü maddede belirtilen kapsam genişletme bildirimleri ve bunların geçerlik kazanacağı tarihler,

f) 14 ncü maddenin 3 ncü fıkrasında belirtilen fesih bildirimleri.

Bu hükümlerin tanıtı olmak üzere, usulüne uygun olarak yetkili kılınmış aşağıda imzası bulunanlar bu Sözleşmeyi imzalamışlardır.

Lahey’de 5 Ekim 1961 günü, aslı Hollanda Hükümeti arşivlerine konulmak ve tasdikli birer örneği, Lahey Devletlerarası özel Hukuku Konferansının 9. Dönem Toplantısında temsil edilmiş olan Devletlerden her biri ile İrlanda, İzlanda, Liechtenstein ve Türkiye’ye diplomatik yoldan iletilmek ve metinler arasında ayrılık halinde Fransızca metin temel alınmak üzere, Fransızca ve İngilizce olarak tek nüsha halinde düzenlenmiştir.

Article 15

The Ministry of Foreign Affairs of the Netherlands shall give notice to the States referred to in Article 10, and to the States which have acceded in accordance with Article 12, of the following :

a) the notifications referred to in the second paragraph of Article 6;

b) the signatures and ratifications referred to in Article 10;

c) the date on which the present Convention enters into force in accordance with the first paragraph of Article 11;

d) the accessions and objections   referred to in Article 12 and the date on which such accessions take effect;

e) the extensions referred to in Article 13 and the date on which they take effect;

f) the denunciations referred to in the third paragraph of Article 14.

In witness whereof the undersigned, being duly authorized thereto, have signed the present Convention.

Done at The Hague the 5th October 1961, in French and in English, the French text prevailing in case of divergence between the two texts, in a single copy which shall be deposited in the archives of the Government of the Netherlands, and of which a certified copy shall be sent, through the diplomatic channel, to each of the States represented at the Ninth session of the Hague Conference on Private international Law and also to Iceland, Ireland, Liechtenstein and Turkey.

Sözleşmenin Eki— Tasdik Şerhi örneği —

(Apostille)

Tasdik Şerhi en az 9 cm. kenarlıklı kare biçiminde olacaktır.

ANNEX TO THE CONVENTIONModel of certificate

The certificate will be in the form of a square with sides at least 9 centimeters long.

++

Akıllı Çevirmene 1 İş Fikri!

İnternet dünyasında milyonlarca yeni iş var aslında.. Benim de aklıma yeni bir iş fikri geldi ve sizlerle paylaşmak istedim. Çeviri ve organizasyon becerisi gerektiren bir iş fikri bu.. Hem para kazanabileceğiniz hem de eğitim ve bilim dünyamıza büyük katkı sağlayabileceğiniz bir iş fikri..

Fikir şu: Üniversite okuyan milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren tüm dillerde hazırlanıp internet ortamına konmuş ders notları Türkçe’ye kazandırılabilir. İnternette şu anda tüm dilerde milyonlarca sayfa ders notu var! Örneğin bir üniversitede Metalürji Bölümünde okuyan bir öğrenci girdiği derslerle ilgili ders notlarına ihtiyaç duyar. Google’da böyle bir arama yaptığınızda karşınıza milyonlarca sonuç geliyor. Bu sayfalardaki ders notları Türkçe’ye kazandırılabilir. Tabi bu ders notlarının yüzlerce dilde olabileceğini de unutmamak gerek! Bu bağlamda bizi muhtemelen en çok ilgilendirecek diller İngilizce, Almanca, Fransızca, Japonca, Rusça, Çince, İspanyolca vb. diller olacaktır sanıyorum..

Bu yöntemle hem para kazanabilir hem de örneğin Japonya gibi teknolojik bakımdan ileri ülkelerde okutulan Japonca teknoloji derslerinin notlarını Türkçe’ye, Almanya gibi mühendisliğin geliştiği bir ülkedeki Almanca mühendislik derslerinin notlarını Türkçe’ye ve bilim dünyamıza kazandırabilirsiniz.. Yani insanlığa faydalı bir iş modeli kurabilirsiniz. Bu türden bir modelin internet üzerinde altyapısını bir sitede oluşturduktan sonra Facebook kanalıyla bilinirliğini artırabilirsiniz.

Şekil 1′de de görüldüğü gibi, tercümanlık mesleği yeni iş fikirlerine en açık mesleklerden biridir! Yeter ki yan gelip yatmayalım..

WALTIC 2010 Eylül'de İstanbul'da!

İstanbul Eylül ayında Uluslararası Yazarlar ve Edebiyat Çevirmenleri Kongresi’ne (WALTIC)  ev sahipliği yapıyor.

Kongre İstanbul Bilgi Üniversitesinde 2-5 Eylül tarihleri arasında Bangladeş, Bosna Hersek, Çad, Çin, Kuzey kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Danimarka, Etiyopya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, İzlanda, Hindistan, İran, İrlanda, İsrail, İtalya, Kırgızistan, Malavi, Norveç, Pakistan, Filistin, Romanya, Sırbistan, İsveç, Suriye, Türkiye, Uganda, Amerika Birleşik Devletleri ve Özbekistan’dan romancılar, cevirmenler, yayıncılar ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilecek.

Katılımcılar yazar hakları, kültürel çeviriler ve ifade özgürlüğü gibi konuları tartışacaklar.

WALTIC, İsveç Yazarlar Birliği tarafından iki yılda bir yapılan bir edebiyat kongresidir. İlk kongresini 2008 yılında 90 ülkeden 600 katılımcıyla Stokholm’de düzenlemiş. WALTIC’in amaç ve vizyonu okuryazarlığın artırılması, ifade özgürlüğünün korunması ve yazar haklarının pekiştirilmesidir.

Programın içeriği: http://www.waltic.com/dyncatp2010.cfm?catid=428

Kaynak: (1) (2)

Serbest Çevirmenlikte Belge Değerlendirmesi

Belge değerlendirmesi çeviri projelerinin ilk adımı sayılabilir. Yeni bir bakış açısı ile, uzun süreli bir iş birliğinin ilk adımını oluşturabilir. Bu nedenle de büyük önem taşımaktadır.

Düzgün bir belge değerlendirmesi göndermek, çevirmen ve işveren arasındaki ilişki bakımından oldukça önemlidir. Proje hakkında detaylı bilgiler sağlayan bir belgenin hazırlanması hem çevirmen hem de işveren tarafın projenin devamında nelerle karşılaşacaklarını, üstlendikleri rolü, görev ve sorumluluklarını bilmelerini sağlayacaktır. Çevirmen belirtilen sayıdaki kelimeyi belirtilen tarihe kadar çevireceğini taahhüt ederken, işveren de kendisine sunulan fiyatı ödemeyi kabul etmiş olacaktır. Ben çeviri işi aldığım zaman belgeyi analiz eder, ne zorlukta olduğunu, ne kadar zamanımı alacağını ve tabii çalışma saatlerime nasıl oturacağını belirlerim. Metin ne kadar zor olursa çevirinin yapılmas da o kadar uzun zaman alacak ve dolayısıyla kelime ücreti (sayfa ücreti) o kadar yüksek olacaktır. Bu link ile erişebileceğiniz saatlik tarife hesaplayıcı çok işinize yarayacaktır. Ayrıca burada tarife belirleme üzerine yararlı bilgiler bulunmaktadır.

Belge değerlendirmesi yaparken ben asla mevcut rekabeti hesaba katmam. Uzun zaman önce çok basit bir sebepten ötürü süregelen fiyat savaşlarında tarafsız bir gözlemci olarak kalmaya karar verdim. Sebebim ise tek yapabileceğim şeyin böyle kalmak olmasıydı. Her zaman için benden daha ucuz fiyatlar verebilecek çevirmenler olacaktı. Bu yüzden ben, sunduğum kaliteli hizmet, güvenilirlik ve etkili çalışma sayesinde fiyatlarımı düşürmek zorunda kalmıyorum. Bu güne kadar bu anlayış benim için hep işe yaramıştır. Fakat son zamanlarda yaptığım birkaç belge değerlendirmesi reddedildi. Bunlardan birisi tamamen uyguladığım tarife yüzünden reddedilirken, bir diğerinde işveren benden daha tecrübeli bir çevirmen buldu ve bir başkası ise birçok serbest çevirmen ile çalışmak yerine bir çeviri ajansı ile anlaşmayı tercih etti. Bir diğerinin sebebinden bile emin değilim. Son potansiyel müşterimden geri bildirim istediğimde bana kişisel yaklaşımımı ve web sitemi beğendiğini, hoş karşılanmanın ve çeviri sürecim hakkında bilgilendirilmiş olmanın hoşuna gittiğini, fakat nihai kararını verirken bütçesini gözetmek zorunda kaldığını belirtti.

Eğer projesi hakkında konuşmak üzere onu aramış olsaydım beni seçerdi düşüncesini hala kafamdan atamıyorum.  Her ne kadar projesi açık ve net olup, üzerinde tartışmayı gerektirmese de, kendisi kişisel bir yaklaşıma değer verdiği için proje hakkında hazırlanacak bir rapor fark yaratabilirdi. Sanırım yaptığım bir diğer hata da proje sahibine, projesiyle ne kadar yakından ilgilendiğimi ve bu işe el atmaya ne kadar hevesli olduğumu söylememiş olmamdı. Bunu başarmak gerçekten yaratıcı bir zihnin dokunuşunu gerektirir ki ben bunu çok severim; proje sahibine, çeviri sürecinde doğru bir ton yakalayabilmek için düzenli bir iletişim sürdürmemiz gerekliliğini üzerine basarak açıklamalıydım.

Her zaman için müşterilerimin benimle iş yapmasını mümkün olduğunca basit bir hale getirmeyi amaçlarım. Bu insanlar genellikle çok meşguldürler ve ben yapacağım iş için ne kadar az zamanlarını alırsam, diğer işlerine o kadar çok zaman ayırabilirler ki çoğunlukla bu durumdan oldukça memnun kalırlar. Fakat bazı durumlarda – mesela yukarıdaki örnekte olduğu gibi – hızlı ve etkili çeviri anlayışı bir kenara bırakılmalı ve daha “kişisel” bir yaklaşım benimsenmeli. İşveren ile şahsen konuşmak yerine belge değerlendirmemi içeren bir e-posta atmam, proje sahibinin internet sitemde tanık olduğu ve çok beğendiği o kişiye özel yaklaşım hissini silmeye yetmişti. Bu örnekten de açıkça görülüyor ki, serbest çevirmenlikte bir yaklaşım asla her durumu kapsamaya yetmiyor. Dolayısıyla her zaman için işverenin beklenti ve yaklaşımlarına uygun bir profil çizmek, sektörde daha çok iş almanızı ve aldığınız işleri en etkili şekilde tamamlayarak adınızın duyulmasını sağlamakta çok büyük önem taşır.

Kaynak:
http://www.nakedtranslations.com/en/blog

Çeviren: Melik Ahmet EROL